(818 S. K. m. 520)
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İ. Cengiz ile davacı vekili avukat Başar Yaltı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1997 yılında bir kitap bayiliği adi ortaklığı kurduklarını, ortaklığa 765.480.000 TL. sermaye koyduğunu, hisselerinin eşit olduğunu ve ortaklık idaresinin de kendisinde bulunduğunu, idareci ortak olarak tüm yasal sorumluluklarını yerine getirmiş olmasına rağmen davalının ortaklığı kendisine ait kitapevinin şubesi haline getirmek amacıyla kendisini tacize başladığını, davalının adamları olduğunu söyleyen bir kısım şahısların 4. Şubat 1999 gününde kendisini işyerinden atıp ortaklığın kapısının kilidini değiştirdiklerini, davalının ortaklığı ele geçirdiğini ileri sürerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, yönetici ortak olan davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, ortaklıktan elde ettiği kar ile kendisine iki adet taşınmaz satın aldığını, bunların bedelinin tasfiye sırasında dikkate alınması gerektiğini, davacının ortaklığı terk etmesi nedeniyle ortaklığın başına kendisinin geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ortaklığın feshine, raporda belirlenen 3.798.802.613 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın yasaya uygun gerektirici nedenlere ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yönetici ortak olan davacının ortaklık mallarından bir şey almadan 4.2.1999 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı ve bu tarih itibariyle ortaklığın sona erdiğinde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık davacının ibraz ettiği defterlere göre hazırlanan ve hükme esas alınan tasfiye payına ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.İdareci ortak olan davacının ibraz ettiği defter ve belgelere davalının karşı çıktığı ve bu konuda tarafların başkaca delil sunamadıkları toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda tek taraflı olarak düzenlenen ve altında davalının imzası bulunmayan defter ve belgelerdeki kayıtlar esas alınarak hazırlanan rapora itibar edilmesine yasal olarak olanak bulunmamaktadır. Öyle ise mahkemece, ortalığa ait demirbaşlar ve ortaklık mallarının davalı yedinde kaldığı, davacının ortaklıktan ayrıldığı 4.2.1999 tarihine kadar idareci ortak olması nedeniyle hesap vermek durumunda bulunduğu da göz önünde bulundurularak, davacıdan ortaklıkla ilgili hesap istenmelidir. Verilen hesap konusunda uyuşmazlık çıktığı takdirde tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile ortaklığın bulunduğu semt, ortak kitapevinin tüm nitelikleri,çevredeki emsal kitapevlerinin konumu ve iş durumu, vergi dairesine gerek davacının idareci ortak olarak verdiği beyannameler ve gerekse davacının işyerinden ayrıldıktan sonra davalının verdiği vergi beyannameleri ile, sunulan tüm defter, belge ve kayıtlar emsal kitapevlerinin gelirleri ile karşılıklı olarak kıyaslanmalı, böylece sunulan defter ve belgelerdeki bilgilerin doğruluğu ve sağlıklı olup olmadığı tartışılmalı ortaklığın kar zarar hesabı ile davacının talep edebileceği tasfiye payı çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.Bu hususun göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine 20.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy