(818 S. K. m. 60, 61, 352)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmü n süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar:
Davacı, dava dışı yüklenicinin davalılarla yaptığı eser sözleşmesi gereği yükleniciye düşen daireyi 6.8.1990 tarihinde haricen yaptıkları sözleşme ile satın aldığını, yaptığı ödemelerle dairenin inşaatının tamamlandığını, yüklenicinin inşaatı bırakıp gittiğini, dairenin tapusunu alamadığını, yaptığı masraflar karşılığı davalı arsa sahibinin tapu maliki olarak sebepsiz zenginleştiğini bildirerek, yaptığı masrafların ve dairenin dava tarihindeki değer karşılığının ödetilmesini talep etmiştir.
Davacı cevap dilekçesinde dava konusu daireyi davacının dava dışı yükleniciden satın aldığını, onunda inşaatı yarım bırakıp gittiğini, davacı ile aralarında akdi ilişki olmadığını ayrıca bu daireyi 14.4.1998 tarihinde H. Demirolay'a tapudan sattığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, yükleniciden satın alıp tamamladığı daireye yaptığı masrafları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre arsa sahibinden istemekte, davalıda davacıya daire satmadığını, halen dairenin 14.4.1998 tarihinde 3. bir kişiye satıldığını savunmaktadır. Mahkemece davacının tescil isteyemeyeceği daireye yaptığı masrafları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının davadaki istemi tescil olmayıp müteahhidin inşaatı yarım bırakıp gittikten sonra kendisinin bizzat yapmış olduğu masrafları arsa sahibinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istemektedir. Taşınmaz her ne kadar davalı arsa sahibince davadan önce 3. bir kişiye satılmış ise de davacının yaptığı masraflar nispetinde arsa sahibi davalı malvarlığında zenginleşme olan kişi durumunda olduğu için davalıya husumet düşeceği de açıktır.
Bu nedenlerle davacının dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda taraf delilleri toplanıp, inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeleri davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.7.2002 gününde oybirliğine karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy