(4721 S. K. m. 196, 230)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar:
Davacı, davalı ile evli olduklarını, boşanma davası açtığını, evlilik birliği sırasında kendisine ait evin davalı tarafından satıldığını kooperatif hissesi ve otomobilinde davalı tarafından satıldığını ileri sürerek ev değeri ve katkı payı olarak şimdilik 15.000.000.000TL. nin faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, evlilik birliğine duyduğu güven ve saygı nedeniyle kendisine ait evi davalının satmasına izin verdiğini, kendi katkıları ile edinilen kooperatif hissesi ile otomobilin resmi kayıtlarının davalı üzerine yapıldığını ileri sürmüştür. Aileyi dışarıda temsil eden kocanın kooperatif payını ve otomobili kendi adına yapması ve ödentilerin kendisi tarafından yapılması olağandır. Kadın kocasına duyduğu güvenle katkısını onun aracılığı ile yapmıştır. Bu tür durumlarda yazılı ve sözlü bir anlaşma oluşması alışılmış bir olguda değildir. Öte yandan davacı tarafından, tapuda satışı yapılan evi satın alan ve müşterek tanık olarak dinlenen alıcı yeminli beyanında satış bedelini davalıya ödediğini söylemiştir. Söz konusu evlilik birliği sırasında davacı tarafından satın alınmıştır. Evin ortak katkılarla alınıp ortak tasarruf edildiği diğer tanıklar tarafından da açıklanmıştır. Davacı eşi Medeni Kanunun 190. maddesi uyarınca evin gerekli harcamalarına katılmayı aşan katılımları kocanın mal varlığının artmasını sağlamış ise bu artışın tahsili gerekir.
Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları davalının mal varlığındaki artışın niteliği dikkate alınarak aile giderlerine uygun katkısı belirlenip bu miktarı aşan katkı payı uzman bilirkişi görüşü alınarak tespit edilip sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yas aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy