(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı Musa Çoban'ın Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğünden kiraladığı taşınması devralmak amacıyla 52.500.000.000 TL.lik senet verdiklerini, daha sonra yapılan araştırmada bu taşınmazın akaryakıt benzin istasyonu, halı saha ve LPG İstasyonu olarak işletilemeyeceğini ve Vakıflar tarafından üçüncü bir şahsa kiralandığını öğrendiklerini, davalı Musa Çoban'ın bu durumları bilerek ve hile yaparak senedi aldığını, kayınpederi olan diğer davalı Ahmet Çerkeşli'nin olayları bilmesine rağmen senedi ciro ile aldığını ve takip yaptığını öne sürerek, davalılara borçlu olmadıklarının tespiti, 20.9.2000 vade tarihli 52.500.000.000.TL.lik senedin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Ahmet Çerkeşli, alacağına karşılık senedi aldığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Davalı Musa Çoban, iddianın yersiz olduğunu, davacılara borç verdiği paraya karşılık bonoyu aldığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu teşkil eden senedin metninde bedeli nakden ahzolunmuştur ibaresi vardır. Davacılar bu senedin davalı Musa Çoban'ın Vakıflar idaresinden kiraladığı benzin istasyonunun hava parası olarak düzenlendiğini ileri sürmüşler; davalı ise bu ilişkiyi inkar ederek davacılara vermiş olduğu borç para karşılığı düzenlediğini savunmuştur.
HUMK. nun 290. maddesi gereğince senede karşı tanık dinleme olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla tanık deliline dayanılarak hüküm kurulamaz. Davacılar senede karşı ancak iddialarını yazılı belge ile kanıtlayabilirler. Böyle bir yazılı belge de ihraz edilmemiştir. Ne var ki davacılar dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmışlardır. Davacılara, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakları olduğunu hatırlatarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy