(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 82)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan aldığı zirai ilaç karşılığı teminat olarak boş bir senet imzalayıp verdiğini, davalıdan 500.000.000 TL. lik ilaç aldığını, bu borcuna karşılık 31.3.1999 keşide tarihli 350.000.000 TL. lik çekle ödeme yaptığını, bakiye 150.000.000 TL borcu kaldığını, ancak davalının boş olarak verdiği teminat bonosunu 4.585.000.000 TL olarak doldurup tahsile verdiğini belirterek bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının borcunu ödememek için bu davayı açtığını, dava konusu senedin iddia edilen alış verişle ilgisinin olmadığını, senedin karşılıksız olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan aldığı zirai ilaç karşılığı verdiği boş teminat senedinin 150.000.000 TL borcu olmasına karşılık anlaşmaya aykırı olarak 4.685.000.000 TL olarak doldurulduğunu iddia ederek iptalini istemiştir. Senet metninde teminat için verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Davacı, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Bu konuda açık bir muvafakat olmadıkça tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Mahkemece, dava konusu senedin lehtarı Mehmet Ali Yıdırım'ın yetkilisi olduğu Meya Tarım Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında senedin kaydına rastlanmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK 82. maddesi gereğince ticari defterler tacirler arasındaki ihtilaflarda delil olarak kabul olunmuştur. Davacının tacir olduğu iddia ve kanıtlanmış değildir. Senet lehtarı olmayan şirketin kayıtları üzerinde yapılan incelemede senedin kaydına rastlanmaması senedin karşılıksız olduğunu ve teminat için verildiğini göstermez. Davacı, davasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde kanuni deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilemesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy