(818 S. K. m. 538)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak hükmün süresi içinde davacı karşı davalı avukatınca edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar:
Davacı, davalının dava dışı belediyeden kiraladığı dükkanların ½ kiracılık sıfatını devraldığını, davalının 45 gün kadar işyerini idare edip kasaya baktığını, kar payı vermeden yurtdışına gittiğini, bilahare yeni sezon başladığında davalının fiili ve hukuki engellemeleri nedeniyle işyerini çalıştıramadığını öne sürerek, davalının işyerine vaki müdahalesinin meni ile işletmeye engel olduğundan 1.000.000.000 TL. zarar yani kar mahrumiyetinin ve 500.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, ortaklık için sözleşme hazırlanmışsa da davacının imzalamaması ve sözleşme şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, ortaklık var sayılsa bile, fesih ve tasfiyesi gerektiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Birleşen davada ise Mehmet Baran, 2 yıldır haksız olarak işyerini işleten Osman Yaşar'dan 2.000.000.000 TL. ecrimisilin tahsilini ve müdahalenin menini ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemiştir.
Mahkemece asıl davada 625.000.000 TL. maddi tazminatın tahsiline, fazla talebin ve manevi tazminat taleplerinin reddine; birleşen dosyada tecavüz ün meni ve tahliye açısından tespitten sonra herhangi bir tecavüz ve işgal bulunmamakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, sair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında bir adi ortaklığın varlığı dosyadaki belge ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar adi ortaklığın kurulmadığını ileri sürmüşse de inkar ve reddetmediği sözleşme kapsamından ve adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemekle de adi ortaklığın varlığını kabul etmiş sayılır. Davalı tarafından açılan karşı davada müdahalenin meni ve adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istendiğine göre tasfiyenin de BK. 538 ve sonraki maddelerine göre tayin olunacak tasfiye memuru aracılığı ile mahkemece bizzat yapılması gerekir. Değinilen bu yönler gözetilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,hükmün bozulmasını gerektirmiştir
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine 20.6.2002 gününde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy