(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin teslim edilmediğini belirterek, ödediği 1360 DM ve 7206 dolar ile bankadan kredi çekmek zorunda kalması nedeniyle uğradığı zarar olarak da 5000 DM.ın aynen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 18670 DM ile 7206 Dolar verdiği kabul edilerek, davanın kabulüne, bu miktarların dava tarihindeki Türk lirası karşılıkları olan 8.828.649.442 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödetilmesine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 20.1.1999 vade tarihli senedin ön yüzünde 13670 DM ile 7206 DM Doların davacı tarafından davalının yapmayı üstlenip satmaya karar verdiği daire bedeli olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Aynı senedin arka sayfasında ise bankadan alınan 5000 DM kredinin faizlerinin de bu miktara ilave edileceği kararlaştırılmıştır. Bu kararlaştırmaya göre davacının davalıya ödediği 13670 DM.'in ve 5000 DM.'ının bankadan alınan kredi olduğu, başka bir ifade ile davacının mark olarak ödediği paranın bankadan alınan kredi ile birlikte 13670 DM olduğu açıktır. Bu nedenle davalı bu miktarı ödemekle yükümlüdür. Davacının, 13670 DM bedelinden ayrıca 5000 DM bankadan kredi çekip vermiş olması halinde bunun ayrıca senede bağlanması gerekirdi. Bankadan çekilen döviz için uğranılan zarar nedeniyle talep edilen tazminat miktarı ise mahkemece reddedilmiş olup davacının temyizi mevcut değildir. Bu itibarla davacı tarafından ödendiği kanıtlamayan 13670 DM.dan ayrı 5000 DM hakkındaki davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy