(1086 S. K. m. 386)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile evli oldukları sırada satın alınan ve davalı adına tescil edilen daire bedelini kendisinin ödediğini ileri sürerek fazlaya ait istem saklı kalmak üzere 5.000.000.000 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, dairenin alımında davacının bir katkısı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava olarak da kendi adına kayıtlı bulunan kooperatif hissesini satarak bedeli olan parayı dolara çevirerek 5640 dolar olarak davacı-karşı davalının hesabına havale ettiğini, davacı-karşı davalının bu parayı iade etmediğini ileri sürerek 5640 doların faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalının satın alınan daireye katkısının % 40 oranında olduğu takdir edilerek asıl davanın resmen kabulüyle 2.000.000.000 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın ise ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş: hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Kural olarak havale bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun ödendiğini gösterir. Davalı-karşı davacının sunduğu havale makbuzunda paranın ne için havale edildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda davalı-karşı davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmış ise de, davalı-karşı davacı karşı dava dilekçesinde vs, yasal deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davalı-karşı davacıya, davacı karşı davalıya iddiasını ispat zımnında bir yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönün göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine. ( 2 ) numaralı bent geregtnce temyiz olunan hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy