(1086 S. K. m. 288) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı aleyhinde yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının borçlu olduğunun kantar fişleri ile sabit olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, mahalli bilirkişi olarak dinlenen kişinin beyanına göre, taraflar arasındaki alacağın herhangi bir yazılı sözleşmeye veya senede bağlanmadan yapılması yönünde örf ve adet bulunduğu, davacının sunduğu kantar fişleri ve tanık beyanlarından kantar fişlerinde yazılı miktarda domates mahsulünün davalıya teslim edildiğinin belirlendiği gerekçesiyle icra takibine vaki itirazın iptaline, alacağın %40 oranındaki 154.800.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, dava dilekçesinde borcun dayanağı olan temel ilişkiyi açıklamadan, yalnızca davalının borçlu bulunduğundan bahisle itirazın iptalini istemiş ve delil olarak kantar fişleri, icra dosyası, yemin vs. delillere dayanmıştır. Davalı ise davaya cevap vermemekle davacı iddialarını bütünüyle reddetmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK. nun 288. maddesi gereğince ve müddeabihin miktarı itibariyle olayda tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Tanık dinlenebilmesi için anılan kanunun 293/4. maddesi uyarınca yaygın teamülün bulunması gerekir. Dosyada yer alan Ziraat Odası ve Ticaret Sanayii Odasına ilişkin cevabi yazılarda yaygın teamülün varlığından söz edilmemiştir. Ancak bilgisine başvurulan köy muhtarı bu tür satışlarda kantar fişleri düzenlendiğini, ne varki alacağın senede bağlanmadığını bildirmiştir. Alacak bakımından senet düzenlenmemesi yaygın teamül olsa bile kantar fişlerinin düzenlenmesi gerektiği bildirildiğine göre bu kantar fişlerinde davalının imzasının bulunması gerekir. Bu itibarla MK. nun 6. maddesi uyarınca davacının ne miktarda mahsulü davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kantar fişlerinde davalının imzası bulunmadığı gibi dosyaya ibraz edilen fişlerden yalnızca birisinde davalının adı bulunmaktadır. Ancak bu fişde de davalının imzası yoktur. Dosyaya sunulan kantar fişlerinde davalının imzasının bulunmaması ve Ziraat Odası ile Ticaret ve Sanayii Odasının cevabi yazıları karşısında davacının tanık anlatımlarına dayanması mümkün değildir. Bu halde davacının davasını kanuni delillerle kanıtladığı da kabul edilemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Davacıya, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma gerekçesine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 23.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy