(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, müdürü ve ortağı olan Mevlüt Kaya'nın, davalılardan İbrahim Öz'den kira sözleşmesine konu yeri boş arsa olarak kiraladığını ve bu yere 70 kişilik lokanta yeri inşaa ettiğini, 1994 yılından bu yana, bu yerdeki lokanta ve raftingin şirket tarafından işletildiğini, ancak davalıların 16.3.1998 tarihinde lokantanın kapı ve pencerelerini cebren kırıp boşalttıklarının ve rızaları alınmadan kullandıklarını, bu nedenle kazanç kaybına uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmaza yapılan faydalı gider karşılığı 3.000.000.000 TL ve 2.000.000.000 TL.de kazanç kaybı olmak üzere toplam 5.000.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket davasında, davalıların rızasını almadan işyerine girerek kullandıklarını ve kullanmasına engel olunduğunu ileri sürerek, uğradığı kazanç kaybı ile taşınmaza yaptığı faydalı giderlerin tazminini istemiştir. Mahkemece dava konusu yerin Mevlüt Kaya tarafından kiralandığı, bu nedenle davacı şirketin dava açma sıfatının bulunmadığından bahisle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket ile davalılar arasında yazılı bir kira sözleşmesi yok ise de dava konusu yerin 1994 yılından bu yara davacı şirketin kullanımında olduğu, taşınmazın şirket tarafından tahliye edilerek teslim edildiği davalıların kabulündedir. Hal böyle olunca davalıların davacı şirket ile kira sözleşmesinin varlığını kabul etmiş olduklarının, kabulü zorunludur. Kira sözleşmesi Borçlar Kanunu'na göre herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Bu durumda, taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı kabul edilerek, davacının iddiası üzerine durulmalı ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy