(1086 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı eşinin, davalı şirketin genel müdürü iken bu şirketten aldığı borç paranın teminatı olarak, eşi ile 1/2'şer hisse ile sahibi oldukları 13 nolu parseli davalıya satış vaadi sözleşmesi ile devrettiklerini, davalı şirket ile hiçbir ilişkisi olmadığı halde, sırf eşinin borcuna kefil olmak için muvazaalı olarak satış vaadi sözleşmesi yapıldığını bildirerek, bu sözleşmenin iptali ile şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının eşinin satış vaadine konu olan taşınmazı satın almak için Almanya'da bir bankadan kredi aldığını ve bu krediyi Almanya'da faaliyette bulunan Siemens firmasının kefil olduğunu ve kendilerinin de kontra garanti verip, bu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, kredi borcunu ödemede güçlük çekince bu taşınmazı satmak istediklerini ve satış vaadi ile şirketlerine devrettiklerini, teminat niteliğinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacıya ait 1/2 hisse üzerindeki satış vaadi şerhinin terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, yöntemine uygun şekilde yapıldığı için geçerlidir.
Davacı, bu satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olması nedeni ile, iptalini istemiştir. Yargıtay'ın sapma göstermeyen içtihatlarına göre, taraf muvazaasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı bu iddiasını kanıtlayacak hiçbir belge gösterememiştir. Her ne kadar mahkemece satış vaadi sözleşmesine rağmen tescil davasının açılmamasını muvazaa sebebi olarak kabul etmiş ise de, HUMK. nun 79. maddesi hükmü gözetildiğinde, kanunen sarahat olmadıkça hiç kimse kendi lehine olan davayı ikameye veya hakkını talebe icbar olunamaz. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy