(818 S. K. m. 260, 410)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan işyerini davalılardan S.. Ltd.Şti.ne kiraya verdiğini, kira sözleşmesini şirket müdürü olan diğer davalı Murat T'un imzaladığını, ilk taksit kirasının ödendiğini, ikinci taksit kira alacağının ödenmemesi üzerine anılan şirkete karşı icra takibinde bulunduğunu, Murat'ın şirketleri temsilen sözleşmeyi imzalamaya yetkili olmadığını ileri sürerek takibe itiraz ettiğini beyan ederek, toplam 7.000 Alman markı kira alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan S.. Ltd.Şti. taşınmazı davacıdan kiralamak istediklerini, bu amaçla davacıya bir aylık kira parasını kaparo olarak ödediklerini, sözleşmenin gerçekleşmediğini ve taşınmazın teslim edilmediğini, diğer davalı Murat'ın şirketlerini temsile yetkili olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; davalılardan Murat T'da sözleşmenin kurulmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmeyi davalı şirket adına imzalayan diğer davalı Murat'ın şirket temsilcisi olmadığı, davacının kiralananı davalı tarafa teslim ettiğini ve buranın davalı tarafından kullanıldığını ispat edemediği, olayda vekaletsiz işgörme hükümlerinin uygulanmayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davasında taşınmazını davalı S.. Ltd.Şti.ne kiraya verdiğini, sözleşmeyi bu şirketi temsilen diğer davalı Murat'ın imzaladığını, ilk taksit kirasından sonra kira parasının ödenmediğini ileri sürerek kira alacağının tahsilini istemiş, davalı S.. Ltd.Şti. ise savunmasında diğer davalı Murat'ın kendilerini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, Murat'la yapılan sözleşmenin bir ön sözleşme olduğunu, taşınmazın kendilerine teslim edilmediğini, ödedikleri bir aylık kaporayı da istemediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir. Bu davalının gerek bu savunması ve gerekse icraya verdiği itiraz dilekçesi kapsamına göre, davalı şirket ile davalı Murat arasında ilişki B.K. 410 ve devamı maddeleri hükmünce vekaletsiz işgörme ilişkisidir. Davalı Murat, çalıştığı diğer davalı şirket nam ve hesabına davaya konu taşınmazı davacıdan kiralamıştır. Davalı şirkette kurulan ve sözleşme neticesinde sözleşmede kararlaştırılan ve 1.6.2000 gününde ödenmesi gereken kirayı davacıya ödemiş, böylece sözleşmeye icazet vermiştir. Bu durumda bu davalı şirketin kiralananın anahtarını davacıya iade ettiğini ispat edemediğine göre kira parasından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy