(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.8.1997 tarihli, 1 yıl süreli sözleşme ile kiracı olan davalının mecuru hasarlı bir vaziyette 12.2.1999 tarihinde tahliye ettiğini ve 1998 yılı Ağustos ayından 1999 Şubat ayına kadar kira paralarını ödemediğini, kira ve hasar bedelinin tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini bildirerek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, 38.000.000 TL. hasar bedeli, 257.140.000 TL. kira borcu ve 59.212.500 TL. işlemiş faiz, toplam 358.840.300 TL. üzerinden itirazın iptaline ve %40 tazminatın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardan olup, borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Yanı borçlu tarafından alacağın gerçek miktarının belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacının açıkça hükmedilen tazminat tutarından sadece kira alacağına ilişkin bölüne yönelik %40 tazminat istemi de dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 1.bent, 2. cümlesinin silinerek yerine hükmedilen kira alacağı tutarı 257.140.000 TL. üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ibarelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, onama harcın peşin harcından çıkartılmasıyla arta kalan 14.420.000 liranın istek halinde iadesine, 07.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy