(4077 S. K. m. 9) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Abdullah Öztoprak ve vekili avukat Celal Nuri Demirtürk ile davacı vekili avukat Hikmet Çiçek'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile aralarında 11.10.1998 tarihli ve 50 yıl süreli Devre Tatil Sözleşmesi düzenlendiğini, karşılığında davalıya muhtelif tarihli toplam 3400 dolarlık yirmi adet senet verdiğini, bu senetlerden on altı adedini ödediğini, davalının 4077 sayılı yasa gereği Tüketiciye hakkını bildiren bir cayma bildirgesi vermesi gerekirken, bu tür bir belgenin verilmediğini, sözleşmenin anılan yasanın 9. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediğini ileri sürerek, Devre Tatil Sözleşmesinin feshine, ödemiş olduğu 2200 dolar ile 40.000.000 TL.nin faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, sözleşme ile bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Kıbrıs Mahkemelerinin yetkili kılındığını bildirerek yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, 11.10.1998 tarihli Devre Tatil Sözleşmesinin feshine, bu sözleşmeden dolayı davacının borçlu olmadığının tesbitine, ödenen senetlerden dolayı 1955 dolar ile bakım bedeli olarak ödenen 265 doların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ödediği 40.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı ile 11.10.1998 tarihinde Devre Tatil Sözleşmesi düzenleyerek, devre tatil bedelinin ödenmesi için 20 senet düzenlenmiş bu senetlerden 16 adedini ödedikten sonra, sözleşmenin iptali için 28.3.2001 tarihinde bu davayı açmıştır. Sözleşmenin düzenlendiği tarih ile dava tarihi arasında üç yıla yakın uzun bir süre geçmiştir. Bu süre zarfında davacı, sözleşmeden vazgeçtiğini, davalı tarafa bildirmediği gibi, devre tatil bedelinden büyük bir kısmını ödemiş, geriye sadece dört adet taksit kalmıştır. Davalı tarafından, davacının devre tatil hakkının kiraya verilmesini istediğine dair 23.1.2000 tarihli bir rezervasyon başlıklı bir belge fotokopisi ibraz edilmiş, davacı vekili tarafından böyle bir belge verilmediği ve belgenin doğru olmadığı iddia edilmemiş, sadece yararlanması gereken dönem kiraya verilmiş ise, bedelinin ödenmediğine dair beyanda bulunulmuştur.
Dosyadaki tüm belge ve bilgilerden davacının sözleşmeyi benimsediği anlaşılmaktadır. Davacının artık kendisine 4077 sayılı kanunun 9. maddesinde belirtilen cayma belgesinin verilmediğinden bahisle, sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsili talep ve dava etmesi, M.K. 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırıdır. Bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 24.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy