(818 S. K. m. 106) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Yusuf Akmaz ile davacı vekili avukat Armağan Örücü'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, mülkiyeti kendilerine ait olan, imar planında cami yeri olarak gösterilen 14711 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edildiğini, davalı derneğin cami inşaa ettiğini, proje dışı yaptığı dükkanı, Tansaş'a kiraladığını, kiralama yetkisi bulunmadığını ileri sürerek alınan kira parası 24.000 Doların faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tahsis amacına uygun şekilde işlem yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının ve davacının aşağıdaki bendlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının yetkisiz olarak yaptığı kira sözleşmesinde ilk yıl kira bedeli olarak 24.000 Dolar aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı bu bedelin aynen ve faizi ile ödetilmesini istemiştir. BK. 106 maddeleri hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacı davalıyı 14.8.2000 tarihinde temerrüde düşürdüğüne göre, 24.000 AB Dolarının temerrüt tarihinden itibaren yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Mahkemece yapılan keşif için yatırılan para davalı tarafından yatırılmıştır. Hükümde masrafların tahsilinde bu husus gözardı edilerek bu paranın da davalıdan tahsiline karar verilmesi yanlış olup bozma nedenidir.
Ne var ki açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci ve ikinci fıkrasının hükümden tamamen çıkarılarak yerine Davanın kısmen kabulüne kira bedeli olarak alınan 24.000 Amerikan Dolarının temerrüt tarihi olan 26.08.2000 tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine sözlerinin yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının dördüncü bendinde bulunan 138.250.000 rakamının hükümden çıkarılarak yerine 5.250.000 rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy