(818 S. K. m. 198)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, müteahhit olan davalıdan inşaat halinde iken satın aldığı dairenin 30.6.1999 tarihinde teslim edilmesi gerekirken henüz teslim edilmediği gibi bazı imalatlarında ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıplı işler bedeli 494.320.000 TL. ile tespit giderleri 29.710.000 TL. ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kira bedelinden 105.000.000 TL. olmak üzere toplam 630.000.000 TL.nin teslim tarihi 30.6.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, dairenin taahhütnameye uygun olarak yapılıp, 30.8.1999 tarihinde teslim edildiğini, iki aylık bir gecikme olduğunu savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş;hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin 30.6.1999 tarihinde teslim edilmesi gerekirken henüz davanın açıldığı tarihte dahi teslim edilmediğini, bir takım imalatlarından sözleşmeye aykırı olarak ayıplı yapıldığını ileri sürerek ayıplı işlerden dolayı 494.320.000 TL. istemde bulunmuştur. Davalı ise yapılan imalatların ayıplı olmadığı gibi teslimatında 30.8.1999 tarihinde yerine getirildiğini savunmuştur.
Satıcı, her türlü ayıptan ari ve noksansız olarak edimini yerine getirmekle yükümlü olduğu gibi alıcıda BK.198. maddesine göre satın aldığı malı, imkan bulduğunda hemen muayene etmek, gördüğü ayıpları da derhal satıcıya ihbar etmek zorundadır. Aksi takdirde satılanı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılır.
Hem tespit dosyasında hem muhakeme sırasında alınan bilirkişi raporuna göre ayıplı imalatların ayıplarının açık ayıp olduğu kuşkusuzdur. Ayıplar açık ayıp olunca dairenin teslim tarihi davada önem kazanmaktadır. Davalının savunduğu gibi teslimin 30.8.1999 tarihinde olması halinde davacının ihbarı, Ankara 46. Noterliğinden 5.10.1999 tarih ve 35992 yevmiye no ile yapıldığına göre, ihbarın yapılış tarihine göre ihbar süresini kaçırmış, satılandaki açık ayıpları görerek teslim aldığına göre ayıplı hali ile satılanı kabul etmiş sayılacaktır. Halbuki davacı henüz daireyi dava açıldığı tarihte dahi teslim almadığını ileri sürdüğüne göre teslimin 30.8.1999 tarihinde yapıldığını davalının yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Davalı teslim tarihini tanıkla kanıtlamak istemiş, bu istemine mahkemenin itibar etmemesi yerinde ise de, davalı delil listesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı da anlaşılmaktadır.
Öyleyse mahkemece teslim tarihi yönünden davalının, davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı yeminin sonucuna ve hasıl olacak duruma göre karar oluşturulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy