(2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, şirket davalıdan araç satın aldığını, satış bedeline mahsuben 400.000.000 TL. ödediğini, bakiye 1.670.000.000 TL. içerisinde senet düzenleyip, verdiğini, davalının aracın trafikte kaydını vermeden senet bedelinin tahsili için icra takibine giriştiğini, icra tehditi altında Abidin Erdoğan'ın icra kefili olarak ödemelerde bulunduğunu, davalının halen aracın trafikte kaydını vermeye yanaşmadığını, bu sebeple sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek davalının yaptığı icra takibinin iptali ile ödenen 1.938.000.000 TL.nın %95 reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını ve %40 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine takip konusu alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki hukuki ilişki 55 ... 283 plaka s. aracın haricen satışından kaynaklanmaktadır.
Karayolları Trafik yasasının 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların mülkiyetini nakledici nitelikteki sözleşmelerin noterde yapılması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşme sebebi ile bu sözleşmeler taraflara hak ve borç tahmil etmeyeceği için taraflar ancak verdiklerini karşılıklı olarak haksız iktisap hükümleri uyarınca geri alabilirler. Aksi halin kabulü geçersiz sözleşmeyi geçerli hale getirir. Bu sebeple davalının davacı şirketle yaptığı araç satış işlemi noterlikçe yapılmadığı için hukuken hüküm ifade etmez. Böyle haricen düzenlenen satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağını davalı talep edemez. O sebeple davacı, davalıya vermiş olduğu bedeli ve davalının yaptığı icra takibi ile tahsil ettiği miktarı geri isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, aracın davacı tarafından davalıya iadesi koşulu ile davalının davacı aleyhine yaptığı takibin iptaline, davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan istirdadına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
2- Davada icra takibi sırasında ödenen bedelin istirdadı talep edilmiştir. Bu nitelikli bir davada, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de isabetsiz olup, kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2. bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 31.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy