(1086 S. K. m. 45, 432) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın temyiz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı idare, Antalya Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içinde günübirlik tesislerin yapılması ve işletilmesi işini 49 yılığına kiralayan davalının taahhüdünden doğan borcunu yerine getirmediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 480.318.441.190 TL.nin 23.8.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, resmi senedin Kemer Tapu Sicil Müdürlüğünde düzenlenip, gayrimenkulun de Kemer'de bulunması nedeniyle Kemer Mahkemesinin yetkili olduğunu, Orman Bakanlığı aleyhine Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/458 esas sayılı menfi tespit davasının açılmış olması durumunun derdestlik yarattığını, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını esastan da haklı bir istemi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dava dosyası ile Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/458 esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı idare tarafından temyiz edilmiş ise de, bu kez verilen kararın HUMK.nun 432/4 maddesi uyarınca temyizi kabil olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 432. maddesi uyarınca temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz talebinin reddine karar verir.
Bu ret kararı tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir. Oysa asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içinde ve temyizi kabil bir karara karşı verilmesi halinde mahkemece temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi mümkün olmadığı gibi bu kabil bir kararın temyiz süresi de yedi gün ile sınırlı değildir.
Hal böyle olunca, davacının süresinde temyiz ettiği birleştirme kararının temyizi kabil bir karar olması nedeniyle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olup, bozulmasına ve temyiz isteminin reddine dair olan 31.12.2001 tarih ve 131/692 sayılı kararının kaldırılmasına ve böylece ilk temyiz dilekçesine göre temyiz isteminin incelenmesine gerek görülmüştür.
Mahkemece birleştirilmesine karar verilen davalar ayrı mahkemede açılmış ve görülmektedir. HUMK. 45. maddesinin 2. fıkrası gereğince, bu durumda bağlantı nedeniyle birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere ilk itiraz başka bir ifade ile birleştirme istemi davacının değil, davalının hakkıdır. Davalının bu davada cevap layihasında ilk itiraz olarak birleştirme istemi bulunmamaktadır. Davalının derdestlik itirazının incelenmesi için Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının getirtildiği, son oturumda davalı vekili duruşma zaptına alınan imzalı beyanında derdestlik itirazını tekrar ederken birleştirme isteminde de bulunmuştur. Ancak davacı idare vekili bu birleştirme istemine karşı çıkmıştır. Yasanın açıklanan hükmü gözetilmeden davalının son oturumdaki beyanı üzerine bu davanın Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/458 esas sayılı davası ile birleştirilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy