(818 S. K. m. 359, 360, 361)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalıdan iki adet daire satın aldıklarını, davalının yapması gereken bahçe duvarı, kömürlük ve şömine gibi işleri hiç yapmadığı gibi pencere, çatı ve çatı olukları gibi kısımarı da projeye aykırı olarak eksik ve üstünkörü yaptığını, yaptırdıkları tesbite göre 710.000.000 TL zararlarının olduğunu, ancak tesbit raporunda pencere, çerçeve pervazı ile çatı malzeme ve olukları için değer tesbiti yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 710.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemişler, bilahare verdikleri 1.9.2002 tarihli ıslah dilekçeleri ile de bilirkişi raporu doğrultusunda davacılardan İ. B. için 446.780.000 TL, diğer davacı A. B. için de 474.100.000 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davacılardan A. B.'ın dairenin 102'lik kısmını satın aldığı göz önünde bulundurulmak suretiyle İ. B.'nun davasının aynen, diğer davacı A. B. 'ın davasının da 1/2 oranında kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar, bu davalarında tespit raporunda gösterilen davalı tarafından ortak yerlere ilişkin olarak yapılmayan ve raporda toplam değerleri 710.000.000 TL olarak gösterilen eksik imalat bedeli ile tesbit raporunda yer almayan pencere çerçeve ve pervazları ile çatı malzemesi ve çatı oluklarındaki eksiklik ve ayıplardan dolayı talepte bulunmuşlardır. Bu talepleri kendilerini bağlar. Tesbit raporunda yer alan eksikliklerden bir kısmının sonradan giderildiği ve şömine yapımının davalının sorumluluğunda bulunmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, tesbit raporunda toplam değeri 710.000.000 TL olarak gösterilen eksik imalatın kalem kalem her birinin dava tarihi itibariyle malzeme, işçilik ve nakliye dahil değeri belirlenmeli, belirlenen bu miktardan sonradan yapılan imalat bedeli ile davalının sorumluluğunda bulunmayan şömine bedeli çıkarıldıktan sonra davacıların arsa payları oranında varsa alacak miktarları belirlenmelidir. Diğer taraftan davacılar, tesbit raporunda yer almayan pencere çerçeve ve pervazları ile çatı malzemesi ve çatı olukları yönünden de eksik ve ayıplı imalat nedeniyle talepte bulunduklarına göre bu kalem isteklerinin hangilerinin eksik imalatı hangilerinin ayıplı olduğu kendilerine açıklattırılmalı, bundan sonra ayıplı imalatın gizli ya da açık ayıplı imalat olup olmadığı ya da ayıbın kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durulmalı varsa bu konuda tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı, çatının ortak yerlerden olduğu, bu kalem istek yönünden de davacıların arsa payları oranında talepte bulunabilecekleri göz önünde bulundurularak az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, davacıların istek kalemleriyle ve talepleriyle bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözardı edilerek ve davacıların istek kalemlerinin dışına çıkılarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy