(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 18) (Tebligat Tüzüğü m. 24)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalının evinin satımına aracılık ettiğini, sözleşme düzenlediklerini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak taşınmazın üçüncü şahsa sattığını, kendisini devre dışı bıraktığını, alacağının tahsili amacı ile giriştiği icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkemece, sözleşme hükümleri esas alınarak davanın kabulüne, 61.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının incelenmesinden davalının fabrikada vardiyalı olarak çalıştığından muhaberat görevlisi Önder Külahlı imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Yasası'nın 18. ve Tebligat Tüzüğü'nün 24. maddesinde okul, hastane, fabrika gibi içine serbestçe girilemeyen veya aranılan şahsın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde tebliğin yapılmasını, o yeri idare edenin veya muhatabın bulunduğu kısmın amirinin temin edeceği, muhatabın derhal bulunması veya tebliğin temininin mümkün olmaması halinde tebliğin muhatabın idare amirine veya kısım amirine yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda muhebarat görevlisine kabulüne olanak yoktur. Tebligat geçersizdir. Bu durumda mahkemece, resen gözetilmesi gerekir.
Öyle ise mahkemece, davalıya tebligat yasası ve tüzük hükümlerine uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların şimdilik diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenlerle diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy