(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 333)
Dava: Taraflar arasındaki kura tespitinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılarla birlikte yaptırdıkları inşaatın ortağı olduğunu, sözleşmede huzur hakkı olarak kendisine tercihli bir daire verileceğinin bildirildiğini, ancak yokluğunda yapılan kura çekiminde en son kalan dairenin verildiğini öne sürerek 7.4.2001 tarihli kura çekiminin iptaline, 5 numaralı tercihli dairenin kendisine aidiyetinin tespitine, bunun mümkün olmaması halinde kura tesbit işleminin yenilenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece çekilen kuranın iptali ile davacının yeniden konut kurasına dahil edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde, inşaat ortaklığının kurucu üyesi olan davacıya, huzur hakkı olarak tercihli bir daire verileceği belirtilmiştir. Davacı 7.4.2001 tarihinde yapılan kura çekimine katılmamış ve kendisine son kalan daire verilmiştir. Davalıların kura çekiminden önce davacıya gönderdikleri 3.4.2001 tarihli ihtarnamede, davacıya kura çekimine katılması, aksi halde yokluğunda çekilişin yapılacağı ve en sor kalan dairenin kendisine bırakılacağı bildirilmiştir. Bu ihtarnamede, davacıdan kura çekimine gelmesi istenmiş, tercih hakkını kullanması istenmemiştir. Şu halde bu ihtarname hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece, davacının önce tercih hakkını kullanmasına, daha sonra kura çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy