(818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 9.7.1997 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracısı olan davalının 15.10.1997 gününde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, taşınmazın ancak bir bölümünü yeniden kiraya verebildiklerini ileri sürerek bunun mahsubu ile kalan kısım için sözleşme bitimine kadar olan 1.621.541.000 TL kira alacağı, faiz ve KDV toplamı 3.641.002.710 TL'nin asıl alacağa uygulanacak yıllık % 132 ve KDV için 6183 sayılı yasa üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı kiracının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği ve halen taşınmazın kalan bölümünün kiraya verilemediği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 2.819.252.000 TL. nın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 26.10.2000 tarihli kararında açıklanan nedenlerle bozulmuş, bozmaya uygun mahkemece yeniden bilirkişiden rapor alınmış, bu rapor esas alınmak suretiyle 2.819.257.000 TL. nın aylık % 11 akdi faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin hükmüne uyduğu 26.10.2000 gün ve 8448/9130 sayılı Dairemiz bozma ilamında şöyle denilmektedir davalı kiracı 15.10.1997 tarihinde haklı bir neden olmaksızın kiralananı tahliye etmiştir. Akdin sonuna kadar kira parasını ödemekle yükümlüdür. Ne var ki davacının da davalı zararının artmaması için aralarındaki kira sözleşmesindeki koşullarla yeniden kiraya verebilmesi için gereken çabayı gösterme borcu bulunmaktadır (B.K. 98/2 maddesi delaletiyle B.K. 44 md.). Mahkemece, kiralananın tahliye edildiği tarihten itibaren davacı ile davalı arasındaki sözleşmede kararlaştırılan koşul ve bedelle, ne kadar süre içerisinde kiraya verilebileceği yönünde inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Öyleyse mahkemece bu yönde inceleme ve araştırma yapılmalı, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle mahallinde bizzat kiralananlarda görülerek bilirkişiden dayanaklarını gösterir gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla saptanan süre ile sınırlı olarak davalının kira parasından sorumlu olacağı kabul edilmelidir. Bozmaya uyan mahkeme, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazarak Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inşaat mühendisi aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmasını istemiştir. Talimat mahkemesi, talimata aykırı olarak hukukçu bilirkişiden rapor almış, mahkemece de bu rapora itibar edilmek suretiyle dava yine 2.819.257.000 TL üzerinden kabul edilmiştir. Bozma kararına uyulmakla orada açıklanan biçimde araştırma ve inceleme yapılması gene orada benimsenen hukuki esaslar çerçevesinde karar verilmesi yönünde davalı yararına usulü kazanılmış hak doğar. Öyle ise mahkemece az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy