(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1981 yılında evlendiklerini, şiddetli geçimsizlik nedeniyle 14.9.1999 tarihinde kesinleşen kararla boşandıklarını, davalı adına kayıtlı kooperatif dairesinde 1/2 katkı payı olduğunu ileri sürerek katkı payı miktarı olan 7.500.000.000 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacının herhangi bir katkısı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık evlilik birliği sırasında edinilen kooperatif hissesine vaki katkı payından kaynaklanmaktadır. Davacı, boşandığı eşi olan davalı adına kayıtlı kooperatif hissesine 1/2 oranında katkısı bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise kooperatifin 1986 yılında kurulduğunu, kendi birikimiyle üye olduğunu, ödemeleri kendisinin yaptığını, davacının o tarihlerde de belirli bir işte çalışmadığını ve daireye herhangi bir katkısının bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Dosyada yer alan belgelerden kooperatif hissesinin davalı adına olduğu ve ödemelerinde davalı tarafından karşılandığı gözlenmiştir. Delil olarak getirilen boşanma dosyasında davacının çocuğu ve eşi ile ilgilenmediği, eve geç geldiği, evin infak ve iaşesini karşılamadığından tarafların boşanmalarına, müşterek evlilikten olan çocuğun velayetinin anneye bırakıldığı ve istenmediği için davalı ve çocuk için nafakaya hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tanıkları davacının katkı payı olduğunu bildirmişlerse de az yukarıda açıklanan olgulara göre mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğü açık ve belirgindir. Öyle ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy