(1086 S. K. m. 292)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının 1.550.000.000.TL borcundan dolayı 23.12.1998 tarihli çek keşide ederek verdiğini, çekin süresinde ödenmediğini ve karşılığının bulunmadığının anlaşıldığını, çek vasfını kaybeden adi senede müsteniden alacaklı olduğunu ileri sürerek, 1.550.000.000 TL.nin 23.12.1998 tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınmasını İstemiştir.
Davalı, davacıdan ticaretle uğraştığı yıllardan şirketi adına borç para aldığını ve borcunu ödediği halde, davaya konu olan çekin teminat olarak davacının elinde kaldığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1.500.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kar aktinden kaynaklanmaktadır. Davacı, çek ile tanık deliline dayanmıştır. Davacı çeki bankaya ibraz etmiş ve karşılığı olmadığına dair kaşe basılmıştır. Ne var ki; buna rağmen davacı, davalı ödemede bulunmadığından bahisle bu davayı açmıştır. Çek, takip hukuku bakımından, zamanaşımına uğramış olsa bile, taraflar arasındaki temel ilişki yönünden HUMK.nun 292. maddesi gereğince yazılı beyyine başlangıç teşkil eder. Bu nedenle davacının iddiasını tanıkla ispatı mümkündür. Davacı alacaklı, yukarıda değinildiği gibi, tanık deliline dayandığı halde, diğer tarafın karşı koyması üzerine mahkemece HUMK.nun 292. maddesi dikkate alınmadan, tanık dinlenmeyerek, davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmış ve teklif edilen bu yemine göre hüküm kurulmuştur. Oysa dairemizin sapma göstermeyen içtihatlarına göre, yemin bir bütün olup, bölünemez. Bu şekilde teklif edilen yemin sonucuna göre, davanın kabulü isabetsizdir. Ne var ki, temel ilişkinin gerçekte varlığının belirlenebilmesi için, davacının tüm delillerinin toplanması gerekir. Bu itibarla davacının tanık dinletme İsteminin kabulü ile tanıkları dinlenmeli, buna karşılık davalının da karşı delilleri sorulup varsa toplanarak, değerlendirilip, hasıl olacak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın İstek halinde iadesine, 22.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy