(818 S. K. m. 83, 249)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 8.5.2001 başlangıç tarihli 2 yıllık kira sözleşmesi ile kiracı olduğu taşınmazda kışın yağan kar ve yağmur sularının tavandan ve pencerelerden girmesi sonucu evin içine zarar verdiği gibi koku ve rutubet meydana geldiğini, durumu davalı kiralayana bildirmesine rağmen ilgilenmediğini, bunun üzerine noterden yaptırdığı tespitte evin halini tespit ettirerek 24.12.2001 tarihinde fesih ihbarı göndererek mecuru 12.1.2002'de tahliye ettiğini, anahtarı yönetime bıraktığını, kira sözleşmesi ile verdiği 1500 mark depozitodan kira, yakıt, elektrik, su paraları düşülerek 780 Mark ile 479.852.680 TL taşınma masrafları için yapılan takibe davalının yönelttiği itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının kira dönemi bitmeden çıktığını, anahtarında teslim edilmediğini, Ocak, Şubat, Mart, Nisan 2001 ayları kira alacağı bulunduğunu, yönetim giderlerini de kendisinin yöneticiye ödediğini, çatıdaki sorunun davacının kiremitleri kırması neticesi oluştuğunu, tam ve mükemmel durumda teslim edilen evde yaptırdıkları tespitte parke, boya, badana, mutfak evyesine ait olmak üzere kötü kullanımdan kaynaklanan 410.000.000 TL hasar oluştuğunu bildirerek takas ve mahsup hakkı mahfuz kalmak üzere depozitonun iade koşullarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının icra takibi yaparken harca esas değer olarak gösterdiği 936.003.278 TL.dan, davalının yaptırdığı tespit neticesi belirlenen 410.000.000 TL hasar bedeli düşülerek bakiye 526.003.278 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, inkar tazminatı talebinin ve BK.nun 83. maddesi gözetilerek döviz alacağının fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı ödeme talebi olmadığından bu talepler yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalı kiralayan, davacının ileri sürdüğü, çatı ve pencereden su girme olgusunu kabul etmekle birlikte, buna davacının çatı ve pencerelere zarar vermesi sonucu kendi haksız eylemi ile meydana geldiğini, kendi haksız eyleminden kaynaklanan sebeplerle kira sözleşmesinin feshedilemeyeceğini ileri sürmüştür. Davacı ise çatı ve pencerenin iyi yapılmamış olması nedeniyle içeriye su girerek evde zarara sebep olduğunu, bunun bildirime rağmen davalı tarafından giderilmediği için yaptırılan noter tespiti sonucu sözleşmenin feshi ile mecuru tahliye ettiğini bildirmiştir.
Davacı tarafından ileri sürülen ve bunun delilini teşkil eden noter tespiti üzerinde durulmamıştır. Noterde davacının yaptığı tespit ile davalının Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırdığı tespitte çatı ve pencerelerden su gelmesi sonucu oluşan hasar, koku ve rutubete ilişkin farklı saptamalar mevcuttur. Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinden mecurun iyi halde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı kiralayan kiraya verdiği mecuru kira süresi içinde iyi halde bulundurmakla yükümlüdür (BK.nun 249. mad). Öncelikle davacının iddiaları ile davalının savunması yönünde durularak tarafların tüm delilleri toplanarak, gerektiğinde keşif yapılarak davacının iddia ettiği ayıpların davacı kiracının kusurundan mı yoksa davalı kiralayanın kiralananı ayıplı olarak kiraya vermesinden veya binanın ayıplı yapılmasından mı kaynaklandığı yönü üzerinde durularak taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekir. Zira mecurda mevcut hasarın hor kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, mevcut ayıpların davalıya ihbarına rağmen süresinde giderilmemesi sonucu oluşup oluşmadığı, mecurdaki ayıpların imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı sözleşmenin haklı olarak fesh edilip edilmediğinin tespiti için önemlidir. Mecurdaki ayıplar ayıplı imalattan kaynaklanıyor ve itibara rağmen davalı tarafça giderilmemiş ise bu takdirde feshin haklı olduğunun kabulü gerekir. Değinilen bu yönlerde inceleme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davacı icra takibinde verdiği depozitonun döviz olarak ödeme tarihindeki kur üzerinden ve TL karşılığı üzerinden ödetilmesini talep ettiği halde, icra takibine konu alacağın harca esas değeri üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçelerle kararın davalı yararına, 2. bentte açıklanan gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy