(1086 S. K. m. 74) (2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, işletme hakkı kendisine ait olan büfe ve çay bahçesini 30.5.1999 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle davalıya kiraladığını, ancak davalının yasal düzenlemelere aykırı olarak kiralanan taşınmaz içindeki 6 adet selvi ağacını kestiğini, bu nedenle akidi olan Belediye Başkanlığınca hakkında 1.500.000.000 TL para cezası tahakkuk ettirildiği gibi, taşınmazdan tahliye edildiğini, davalının fiili nedeniyle 8.500.000.000 TL kira gelirinden mahrum kaldığını ileri sürerek, toplam 10.000.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Belediyenin kesmiş olduğu cezayı ödemek zorunda kalan davacının cezadan dolayı alacağı olan 2.308.560.000 TL ile kira kaybından doğan 2.562.000.000 TL olmak üzere toplam 4.870.560.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- HUMK. nun 74. maddesine göre hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı, dava dilekçesinde belediyece çay bahçesinin kaldırılmış olması nedeniyle yapılan masraf tutarı olan 808.560.000 TL.ni davalıdan talep etmediği halde, bu miktarın da mahkemece kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer yandan davacı, Belediye Başkanlığı tarafından tahakkuk ettirilen 1.500.000.000 TL ceza miktarını ödediğine dair yazılı bir belge ibraz etmemiştir. Davacının, bu bedeli ödemesi halinde davalının sözleşmeye aykırı bir fiili nedeniyle zarara uğradığının kabulü gerekir. O halde mahkemece, davacıdan 1.500.000.000 TL.nin Belediyeye ödendiğine ilişkin yazılı bir belgesi varsa istenmeli, ibrazı halinde bu miktarın kabulüne, aksi halde bu kalem isteğinde reddine karar verilmelidir. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- Anayasa'nın 73. maddesi gereğince vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerinin kanunla konulması zorunludur. Anayasanın açıklanan bu hükmü uyarınca kanuni dayanağı olmadan Avukatlık Ücret Tarifesi ile vergi konulmasına imkan olmadığı gibi KDV Kanunu'nun 20/4 maddesi karşısında belli bir tarifeye göre alınan ücrete KDV'nin dahil olması gerekir. Mahkemece yalnızca tarife uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde ayrıca KDV'ne de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy