(4721 S. K. m. 2, 4) (818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Banka, davalılara ait taşınmazda 15.7.1998 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşme ile aylık kira bedelinin 2200 dolar olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin düzenlendiği tarih ile 2000 yılları arasında doların artış oranı ile rayiç kira bedellerinin artış oranının birbirine paralellik gösterdiğini, ancak 2001 yılı Şubat ayında başlayan krizin ekonomik dengeleri bozduğunu, doların aşırı derecede Türk Lirası karşısında değer kazandığını, edimler arasındaki dengenin bu nedenle aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, aylık kira bedelinin 1.500.000.000 TL.na uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davacıya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 2820 brüt ve 2200 dolar net olan aylık kira bedelinin dava tarihiden itibaren 2200 dolar brüt olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıya ait taşımazı 15.7.1998 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle aylık net 2200 dolar kira bedeli ile kiraladığı uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu dönem için kararlaştırılan aylık 2200 dolar kira bedelinin, günün ekonomik koşulları altında çekilmez hal alması ve böylece işlem temelinin çökmesi olgusuna dayalı kira parasının uyarlanması isteğine ilişkindir. Sözleşme hukukuna egemen olan, sözleşmeye bağlılık ilkesi (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, özleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Karşılıklı borç doğuran akitlerde, taraflardan biri için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi, sonradan ortaya çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu (denge aleyhine bozulan taraf) sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.
Gerçekte, sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleşme yapıldığı andaki, karşılıklı edimler arasında var olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede büyük ölçüde bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K. 2, 4. md) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukuk bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus- Beklenmiyen hal şerh- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizde, yıllardır süren enflasyon, eşya fiyatlarındaki beklenilenin üzerindeki artışlar, Türk parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi, toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır. İşte bu açık olgu karşısında, kiralayan mal sahiplerine enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla, dövize endeksli kira sözleşmeleri düzenledikleri bir gerçektir. Devalüasyon ve ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı, belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği de bilinen bir gerçektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, enflasyon üzerinde dolarda meydana geldiği bildirilen artış ve kiradan indirilmesi gerektiği belirtilen miktar, işlem temelinin çöktüğünü de göstermeye yeterli değildir. Kaldı ki esasen bir banka olan davacının da, dövizde bilirkişilerin enflasyon üzerinde meydana geldiği bildirilen orandaki artışı da tahmin etmesi gerekir. Bütün açıklanan bu nedenle nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy