(818 S. K. m. 53)
Dava: Hüseyin Balta vekili avukat İhsan Sen ile Ruhi Dereli vekili avukat Erkan Şengül aralarındaki dava hakkında Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.6.1998 tarih ve 32-95 sayılı hükmün Dairenin 8.12.1998 tarih ve 9315-9760 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı çayların ayıplı olması nedeni ile imha edildiğini, çay bedeli olarak verdiği 4.12.1997 vadeli 250.000.000 TL. miktarlı bono nedeni ile borcu kalmadığı halde icra takibine giriştiğini ileri sürerek bononun iptaline, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, ancak, 3. oturumda davalı vekili, davanın senet iptali davası olduğunu, miktarı itibariyle tanıkla ispatlanamayacağını, aynı değerde senet ya da yazılı belge ile ispatının gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakat olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 8.12.1998 gün ve 1998/9315-9760 sayılı kararı ile onanmış, davacı, bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davalı Çaykur Genel Müdürlüğünün işaretlerini taşıyan ve ilk bakışta sahte oldukları anlaşılamayan ve bu nedenle de iptal kabiliyetini haiz oldukları anlaşılan hileli çayları olay tarihinde müştekinin dükkanına götürerek 250.000.000TL. bedelli sahte çayı sattığını ve hile ve desise ile müştekinin hulus ve saffetinden faydalanarak haksız kazanç temin ettiği sabit görülerek asliye ceza mahkemesince mahkum edilmiş ve bu karar Yargıtay'ca onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Her ne kadar davalı hukuki ilişkiyi inkar etmiş ise de, taraflar arasında 250.000.000TL. bedel mukabilinde çay alım satımı olduğu ve çayların ayıplı olması nedeniyle davacı elinde iken imha edildiğine dair asliye ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararının mahkemeyi bağlayacağı, B.K. nun 53. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davalının çay bedelinden dolayı davacıda bir alacağı olduğundan söz edilemez.
Takip dayanağı davaya konu 4.11.1997 tanzim, 4.12.1997 vadeli, 250.000.000 TL. miktarlı keşidecisi davacı Hüseyin Balta olan bononun bu çay alım satımı nedeniyle davalıya verildiği dosya içeriği ile sabit bulunduğundan bononun bedelsiz kaldığına kuşku duymamak gerekir. Durum böyle olunca davaya konu bononun taraflar arasında geçerli olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekir.
Mahkeme kararının açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmış olmakla, davacı tarafın karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, kararın yukarıdaki nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 8.12.1998 gün ve 1998/9315-9760 sayılı onama kararının kaldırılmasına, bu nedenlerle kararın BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy