(1086 S. K. m. 163)
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya düşünüldü.
Davacı, 1.7.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 400 Dolar kira bedeli üzerinden davalının kiracısı olduğunu, döviz kurunun aşın derecede değer kazanması nedeniyle kira bedelinin 350.000.000TL. üzerinden ödenmesi konusunda davalı ile anlaşmaya vardıklarını, ödemelerini bu miktar üzerinden yaptığı halde davalının Mart 2001 31.5.2002 tarihleri arasındaki dönemde ödenmeyen 2900 Dolar kira bedelinin tahsili için takip başlattığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından delillerin bildirilmesine ilişkin kesin mehle riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim, bir işlemin belli bir süre içinde yapılması için HUMK' nun 163. maddesi gereğince kesin mehil verebilir. Ancak bu durumun hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık bir biçimde belirtilmesi gerekli olduğu gibi, ayrıca verilen kesin süreye uyulmamasının müeyyidesinin de aynı kararda gösterilmesi zorunludur. Hakim tarafından verilen kesin süreye uyulmamasının sonuçları, kendisine kesin süre verilen taraf için çok ağırdır. Bu nedenle HUMK' nun 163. maddesi uyarınca ilgili tarafa verilecek kesin süreye ilişkin ara kararında yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafın uyarılması gereklidir (HGK 21.9.1983 T., 14/3447-825 sayılı kararı). Bu nitelikte olmayan bir ara kararının HUMK' nun 163. maddesinde öngörülen kesin sürenin sonuçlarını doğurmasının mümkün olmadığı açıktır. Temyize konu davada da, 28.11.2002 tarihli ara kararında kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçlar açıklanıp ilgili taraf uyarılmadığı için, davacı tarafın bu karar gereğini yerine getirmemiş olması, dayandığı delillerden kesin süre dolayısıyla vazgeçmiş sayılmasını gerektirmez. O halde Mahkemece kesin süre nedeniyle davanın usulden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy