(818 S. K. m. 262, 264, 44, 98) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 1.10.1992 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşmede kararlaştırılan süre dolmadan 16.8.2001 gününde kendisine gönderdiği ihtarname ile 30.9.2001 tarihinde akdi fesih edeceğini ve mecuru tahliye edeceğini bildirdiğini, cevaben kabul etmediğini, aktin feshinin BK. 262.ye uygun olmadığını, 1.10.2000 ila 1.10.2001 dönemi için net kira bedelinin 21.060.000.000 TL. olup, davalının 16.11.2001 tarihine kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduğunu, aylık %61, 8 DİE Tüfe artışı ile toplam 33.988.000.000 TL. kira bedelinden sorumlu olduğunu, davalının mecuru kiraladıktan sonra normal sınırları aşan tadilatta bulunması mecurun mimari özelliklerini bozduğundan gayrimenkulün eski hale getirilmesi için de 37.000.000.000 TL. masraf gerektirdiğini, toplam 70.988.000.000 TL. alacak ve zararını ihtarnamenin karşı tarafa ulaştığı 4.10.2001 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz oranı ile ödenmesini istemiştir.
Davalı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğinden, şubelerin kapatılması nedeniyle tahliye edildiğini, akti fesih beyanlarının BK.262. ve BK.264. maddelerine uygun olduğunu, davacı tarafa feshin bildirim tarihi olan 16.8.2001 tarihinden itibaren 3 ay süre ile sorumluluklarının devam ettiği BK. 262'e uygun olduğunu, 1.10.2000-1.10.2001 arası kira bedelinin peşin ödendiğini, yeni kira dönemi için sorumluluklarının bir buçuk aylık dönemden sorumlu olduklarını, kira sözleşmesinde kira artışlarının Yargıtay İçtihatları doğrultusunda olacağının kararlaştırıldığını, ancak içtihat olmadığı için keşif, bilirkişi hak ve nesafete göre 1, 5 aylık dönem için artışın belirlenmesi gerektiğini, davacının DİE ve Tefeye göre kira artışı oranını kabul etmediklerini, feshin geçerli olduğunu kira sözleşmesinin özel şartlarda, davalı olarak kiralanan da kullanıma uygun resterasyonu ve binanın aslına zarar vermeyecek tadilatı yapma yetkisinin kararlaştırıldığını, değişiklikler kiralananın aslına zarar vermediği gibi iyi bir halede getirildiğini, Anahtarın Notere 26.10.2001 tarihinde tutanakla teslim edildiğini davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 3.335.400.000 TL. kira alacağı, 8.190.000.000 TL. tadilat ve onarım bedeli olmak üzere toplam 11.525.400.000 TL. alacağın dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 1.10.1992 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı iki tarafında kabulündedir. Davalı bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini ve tasarruf nedeniyle kiraladığı şubeyi kapattığını ileri sürerek gönderdiği 16.8.2001 tarihli feshi ihbarla 30.9.2001 tarih itibariyle akti fesh edip tahliye edeceğini ileri sürmüş, davacı Cevabi ihtarında feshin haksız olduğunu, yeni dönem kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde yatırmasını tahliye anında da mecuru eski hale getirmesini beyan etmiştir. Dosya içerisinde belge ve bilgilerden davalının mecuru 26.10.2001 tarihinde anahtarı notere teslim etmek suretiyle boşalttığı, tahliye tarihinin 26.10.2001 olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde kira süresi duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirtilmiş olup, kira süresi dolmadan sözleşmenin fesh edildiği açık ve belirgin olup, hal böyle olunca uygulanması gereken kanun maddesi mahkemenin aksine BK.262 değil, BK.264 maddesi olup mahkemece bu yön gözetilerek inceleme ve araştırma yapılması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde başlayacak yeni 1 yıllık dönem için kira artışının o dönemdeki Yargıtay İçtihatlarına uygun artırılması gereği belirtilmiş ve bunun içinde her hangi bir ihtara gerek olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca tahliye döneminde yeni kira dönemi başladığından 1.10.2001 tarihli yeni kira dönemi için aylık kiranın tarafların kararlaştırdığı yöntem göz önüne alınarak uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Mahkemece belirlenen bu kira bedeli üzerinden aynı koşullarda davacı kiralayanın mecuru kiraya vermek için çaba sarf etmesi ve zararının artmasını önlemesi için gerekli tedbiri alması BK.98 maddesi delaletiyle aynı kanunun 44. maddesi gereğidir. Aynı bilirkişiden taraf, Yargıtay ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınarak kiralananın aynı şartlarda, ne kadar süre içerisinde yeniden kiraya verilebileceğine ilişkin rapor alınarak, bu süreyle sınırlı olarak davalının sorumluluğu cihetine gidilmelidir. Bu hususların göz ardı edilerek yazılı gerekçelerle mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 3.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy