(818 S. K. m. 66)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, tapuda adına kayıtlı taşınmaz üzerine üç katlı bir bina yaptığını, bundan sonra davalıların kendisine karşı muvazaa nedeni ile tapu iptali davası açtıklarını, mahkemeden aldığı karara dayanarak dördüncü katıda tamamladığını, daha sonra davalıların açtıkları tapu iptali davasını kazandıklarını, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek muhik tazminat karşılığında tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiş; birleşen davasında da bina bedeli olan 40.000.000.000 TL. tazminatın tahsilini talep etmiş, dairemiz bozma ilamından sonra açılıp, birleşen ikinci davasında da halaları olan davalıların daha sonradan vefat eden murisleri anneleri Hayriye'nin miras hissesi yönünden de muvazaa nedeniyle tapu iptali kararı aldıklarını ileri sürerek bu muris hissesi yönünden de yaptığı 4 katlı bina nedeniyle 8.000.000.000 TL. tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini dilemişler, sonradan açılan ve 8.000.000.000 TL.lık tazminat istemine yönelik davaya verdikleri cevapta zamanaşımı itirazında bulunmuşlar, yine dairemiz bozma ilamından sonra açılıp bu dava ile birleşen davalarında da murisleri babaları Hüseyin Gülel'in davalıya (davacı) 1982 yılında sattığı taşınmazın ½ hissesini davalı(davacı)nın 1987 yılında dava dışı Yunus Ak'a sattığını ileri sürerek bu yerden miras hisselerine düşen 8.000.000.000 TL. nın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davacı (davalı) davalıların (davacıların) açtıkları ve bu dosya ile birleşen dava yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, birleşen son iki davanın açılmasından önceki tarihte verdiği kararında davacının kötüniyetli olduğu o nedenle 4 katlı binanın dördüncü katına yaptığı masraftan asgari levazım değerini isteyebileceğini, ilk üç katı taşınmaza ait arsanın ½ hissesini dava dışı Yunus Ak'a devretmek suretiyle ona yaptırdığını gerekçe göstermek ve bilirkişi raporunu esas almak suretiyle Cengiz Gülel hakkındaki davanın ve tapu kaydının iptaline ilişkin talebin reddine, 1.524.091.140 TL. tazminatın diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş; davacının temyizi üzerine dairemizce, kötüniyetli davacının 1, 2 ve 3 katlar içinde zaruri giderlerden işçilik hariç asgari levazım bedelini isteyebileceği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup, bozmadan sonra her iki tarafın da açıp bu dava dosyası ile birleştirdikleri dava dosyalarındaki zamanaşımına ilişkin talepleri reddedildikten sonra bilirkişiden aldığı rapor doğrultusunda asıl davada 1 nci, 2 nci ve 3 ncü katlar yönünden toplam 9.947.443.218 TL. nın ve davacının dairemiz bozmasından sonra açtığı davalıların diğer murisleri annelerinin miras hisselerine isabet eden kısım yönünden toplam 4.839.905.546 TL. tazminatın tahsiline, davalıların (davacılar) lehine bozmadan sonra açıp bu dava ile birleşen arsa bedeline yönelik davalarında da 7.835.625.000 TL. nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmasına ve özellikle davacının dairemiz bozma ilamından sonra 16.5.2002 tarihinde açıp bu dava ile birleşen davasında davalılar her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de davacının anılan 4 katlı binayı yaptırıp halen zilyedi bulunduğunun anlaşılmasına, bu yerleri kullandığı sürece zamanaşımının işleyeceğinden söz edilmesine yasal olarak olanak bulunamayacağına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Toplanan deliller, tapu kayıtları ve dosya içindeki veraset belgelerinin incelenmesinden davaya konu 82 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazı davalıların murisleri babaları Hüseyin Gülel 23.6.1982 tarihinde davacıya satış göstermiş, daha sonra davacı da bu yerdeki taşınmazın ½ hissesini 18.9.1987 tarihinde Yunus Ak'a sattıktan sonra muvazaalı olarak satışı gerçekleştiren Hüseyin Gülel'in 18.8.1988 günü, Hüseyin Gülel'in eşi ve mirasçısı davalıların da annesi olan Hayriye Gülel'in de 5.3.1993 gününde vefat ettiği, anlaşılmaktadır. Birleşen davanın davacıları, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tazminat isteminde bulunduklarına göre gerek kendileri ve gerekse murisleri anneleri Hayriye Gülel, muvazaalı olarak davacıya satışı gerçekleştiren Hüseyin Gülel'in ölüm tarihi olan 18.8.1988 gününden itibaren bir yıllık süre içerisinde dava dışı Yunus Ak'a satılan 82 parselin ½ hissesinin bedeli yönünden talepte bulunmaları gerekirdi muris Hüseyin Gülel'in ölüm tarihin üzerinden BK. 66. maddesinde öngörülen bir yıllık süre geçtikten sonra 11.6.2002 gününde birleşen davanın davacıları talepte bulunduklarına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalılar (birleşen davanın davacıları)ın temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın birleşen davanın davalısı (davacı) yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy