(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılara ait dört taşınmazı 8.2.2001 başlangıç tarihli (2) yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığını, 2001 yılında çiftçilere ödenen doğrudan gelir desteğinin davalı tarafından tahsil edildiğini, oysa bu ödemenin bizzat ekici kullanıcı olan kendisi tarafından tahsil edilmesi gerektiğini bildirerek 1.170.000.000 TL.nın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, taşınmazları 10.11.2000 başlangıç tarihli (2) yıllık sözleşme ile davacının oğullarına kiraladığını ve oğulları tarafından ekilip biçildiğini, kooperatiften gübre alabilmek için üzerinde borç bulunmayan davacı ile sırf gübre işi için ikinci sözleşme yapıldığını, bu sözleşme yapılırken birinci sözleşmesinde davacıya sonradan imzalatıldığını, bu sebeple asıl kiracı olan davacıların oğullarının bu davayı açmaya hakları bulunduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazı fiile kullananların davacının Oğulları olup geçerli olan ilk kira sözleşmenin 10.11.2000 günlü sözleşme olduğunu buna göre de davacının kiracı olmaması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 10.11.2000 başlangıç tarihli (2) yıllık kira sözleşmesinde ön sayfada kiracı hanesinde Ayhan-Aydın-Hüseyin Çiroğlu, yazılı olup arka sayfasında imzalanan kısımda kiracı olarak Ayhan ve Hüseyin Çiroğlu adı yazılı olup, bu kişilerce imzalanmıştır. Kefil ve ortak borçlu olarakda Aydın Çiroğlu imzalamıştır. Davacının dayandığı 8.2.2001 tarihli (2) yıllık kira sözleşmesinde kira süresi ilk kira sözleşmesinde olduğu gibi 15.7.2001-15.7.2002 tarihleri olarak düzenlenmiş, kiracı olarak ön ve arka sayfada Hüseyin Ciroğlu adı yer alıp, kira sözleşmesi Hüseyin Çiroğlu tarafından kiracı, sıfatıyla imzalanmıştır. Aydın Çiroğlu ile kefil ve ortak zincirleme borçlu olarak imzalamıştır. Kira sözleşmelerinin her ikisinde de başlangıç ve bitiş tarihleri ortak olup davacı ilk sözleşmede oğlu Ayhan la birlikte kiracı, ikinci sözleşmede ise tek başına kiracıdır.
Davalı her ne kadar taşınmazları davacının oğullarına kiraya verdiğini, ikinci sözleşmenin kooperatiften gübre almaları için davacının isteği üzerine düzenlendiğini savunmuş ise de davalının dayandığı ilk sözleşmede dahi davacının kiracı olarak yer aldığı, aynı tarihleri kapsayan şekilde yapılan 8.2.2001 günlü kira sözleşmesi yapılmış olmakla davalı davacıyı tek kiracı olarak kabul etmiş olup, bu ikinci sözleşme davalıyı bağlar. Mahkemece bu hususlar nazara alınarak, davanın esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy