(6570 S. K. m. 11) (4721 S. K. m. 2, 4) (6762 S. K. m. 18, 20)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.10.1997 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık kiranın 2500 Dolar, 1.7.1998 tarihli 2 yıl 3 ay süreli kira sözleşmesi ile de aylık 500 dolar kira ödediğini, 21.2.2001 tarihinden itibaren ortaya çıkan olağanüstü artışlar nedeniyle Doların TL. karşısında çok yükseldiğini, edimler arasındaki dengenin bozulduğunu öne sürerek, kira bedelinin değişen hal ve şartlara uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, uyarlama şartlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece 1.10.1997 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin aylık 2500 dolar olan kira bedelinin dava tarihi olan 19.9.2001 tarihinden itibaren 1750 dolar olarak, 1.7.1998 tarihli 500 dolar aylık kira sözleşmesinin dava tarihi olan 19.9.2001 tarihinden itibaren aylık kirasının 350 dolar olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar Nihal, Hediye, Hasan Kaya Alkır, Süreyya Mansuroğlu ve Necla Alkır (Şahin) tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi, 1.7.1998 ve 1.10.1997 tarihlidir. Sözleşmenin son bulduğu 1.10.2000 tarihinden sonra 6570 sayılı yasanın 11. maddesi hükmüne göre 1 yıllık süreyle devam edeceği çok açıktır. Dava, 1 yıllık kira sözleşmesine dayanmaktadır. Hal böyle olunca sözleşmenin kısa süreli hale dönüştüğünde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Kısa süreli kira sözleşmesine dayanarak işlemin temelinden çökmesi esasına dayanan, sözleşmenin yeni koşullara uyarlama davası dinlenemeyeceği gibi gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında var olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede, büyük ölçüde bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K. 2., 4. md) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebus Sic Stantibus-Beklenemeyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizde yıllardır süren enflasyon eşya fiyatlarındaki beklenilenin üzerindeki artışlar Türk Parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır. İşte bu açık olgu karşısında kiralayan mal sahiplerine enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla dövize endeksli kira sözleşmeleri düzenledikleri bir gerçektir. Somut olaya göre kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra Şubat ekonomik krizi meydana gelmiştir. Devalüasyon ve ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği de bilinen bir gerçektir. Davacı TTK.nun 18/1 maddesi hükmüne göre tacir olup, aynı yasanın 20. maddesine göre ticarethaneye ait faaliyetlerinden dolayı basiretli işadamı gibi hareket etmesi gerekir. Yabancı para karşısında sürekli değer kaybeden Türk Parası yerine döviz ile sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması da kabul edilemez. Davalının bunu tahmin etmesi gerekir. Kaldı ki daima yardımcı çözüm yolu olan uyarlamanın koşullarından olan işlem temelinin çöktüğü olgusunu da davacı kanıtlayamamıştır. Mahkemece açıklanan hukuki olgunun gözden kaçırılması sonucu davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan hükmün bir kısım davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy