(818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat İ. M. Akpınar ile davalı vekili avukat M. Cem'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 24.1.2001 tarihli sözleşme ile davalıya 5000 DM. peşinat vererek araba almak için anlaştıklarını ancak devalüasyon nedeniyle vazgeçmek zorunda kaldığını, noterde satış işlemi gerçekleşmediğinden harici sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalıya ödediği 5000 DM.nin faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, Mersecedes Benz Türkiye başbayii olduklarını ve davacı ile imzaladıkları protokol gereğince aracın ithali için gerekli işlemleri başlattıklarını, satılan aracın sıfır kilometre ithal araç olup tescile tabi olmayıp, fatura düzenlendikten sonra tescil işleminin yapılabileceğini, sözleşmenin 4. maddesi gereğince peşinatın cezai şart olarak irat kaydedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 24.1.2001 tarihli araç satış protokolü gereğince davalıya ödediği 5000 DM. peşinatın, alım satımdan vazgeçtiği ve protokolün araç satışına ilişkin olmasına rağmen resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu gerekçesi ile iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise protokol ile satışa konu olan aracın trafikte tescilli araç olmadığı için protokolün geçerli olduğunu ve 4. maddesi gereğince peşinatın cezai şart olarak irat kaydedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Alım satıma konu olan araç trafikte tescilli olmadığından 24.1.2001 tarihli akit geçerlidir. Akit geçerli olduğuna göre 4. maddede öngörülen cezai şartta geçerlidir. Ancak BK.161/son maddesi gereğince hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Mahkemece, sözleşmeden beklenilen faydanın elde edilememesi ve borca aykırı davranılması nedeniyle uğranılan zarar tutarı incelenmeden, BK.161/son maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının sair itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 01.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy