(4077 S. K. m. 1, 2, 23)
Dava: Taraflar arasındaki kira kaybı tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı T.Emlak Bankası A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı bankadan satın aldıkları villa tipi konutun 30.10.2000 tarihinde bitirilmesi gerektiğini, iki yıldan beri hiçbir faaliyette bulunulmadığını, yaptırılan tespite göre geriye kalan eksik işlerin 6 ayda tamamlanabileceğinin belirlendiğini, maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davalı bankanın bir kısım faaliyetlerinin diğer davalı idareye devredildiği için husumetin birlikte yöneltildiğini ileri sürerek, şimdilik 29.06.2002 -29.12.2002 tarihleri arası 6 aylık kira geliri kaybı 19.200.000.000 TL.nın tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, husumet ve esastan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede konutun teslim süresi ile ilgili bir belirleme yok ise de bunun davalıya sonsuza kadar teslimden kaçınma hakkı vermeyeceği, tanınan makul süreye rağmen konutun teslim edilememiş olup, tespit edilen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu, dava konusu taşınmazın henüz diğer davalı idareye teslim edilmemiş olduğundan bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak davalı banka yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davacı ve davalılardan tasfiye halinde T.Emlak Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalılar ile davacı arasında konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte gösterilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy