(818 S. K. m. 41) (7201 S. K. m. 21, 23) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 33)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan 29.10.1982 tarihinde haricen satın aldığı taşınmazın, 8.2.2002 tarihinde noter sözleşmesi ile üçüncü kişiye satışının vaat edildiğini belirterek, uğramış olduğu 1.650.000.000 TL zararın yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tebligat Kanunun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Kanunu'nun 23. ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Davalıya dava dilekçesinin bu şekle uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Usulüne uygun tebligat yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 nolu bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy