(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki taşınmazın projeye uygun hale getirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İbrahim Keskin ile davacı vekili avukat Ertuğrul Bilgin'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı bağımsız bölümün projesine göre ve kendisine taahhüt edilen şekilde yapılmadığı gibi halende teslim edilmediğini ileri sürerek bağımsız bölümün teslim alınacak hale gelmesi için yapılması gereken harcama miktarı olan 37.800.000.000 TL. ile teslim edilmesi gerekirken süreden itibaren birikmiş 130.000 dolar kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 10.7.2001 tarihli ilk kararında eksik işler için 32.000.000.000 TL. ve 3.430.000.000 TL. kira bedelinin tahsiline karar verilmiş davalı temyizi üzerine verilen hüküm bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, inşaatın ayıp ve noksanları için sarf edilmesi gereken 32.000.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont ve avans faizi ile davalıdan tahsiline fazla talebin reddine, yargılama harç ve giderlerinin tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şumulu dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- HUMK. nun 388/son maddesinde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandıramayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Mahkemece hükmedilen 32.000.000.000 TL.na reeskont ve avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu şekilde hüküm tesisi az yukarıda açıklanan kanun hükmüne aykırıdır. Mahkemenin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde faizin hangisi olduğu ve uygulanacağı tarihi açıkça göstermesi zorunludur. Değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde faizine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davacı bu davada ayıp ve eksik işler bedeli olarak 37.800.00.000 TL. ve kira kaybı içinde 130.000 Doların tahsilini istemiştir. Mahkemece talep edilen kira kaybının tamamı ile eksik ve ayıplı işlerin bir kısmı reddedilmiştir. Bu itibarla reddedilen kira kaybı istemi olan 130.000 doların dava tarihindeki TL. karşılığı ile diğer istek kaleminden reddedilen 5.800.000.000 TL. nın toplamı üzerinden kabul ve red oranları esas alınarak tarafların ödeyecekleri harç ve yargılama gideri belirlenmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davalı aleyhine olacak şekilde harç ve yargılama giderine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
4- Davalı bu davada kendisini vekille temsil ettirmiştir. Bu nedenle reddedilen kısım bakımından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş bulunması da usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4. numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy