(2004 S. K. m. 67, 269) (4721 S. K. m. 6)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, kendisine ait işyerinde kiracı olan davalı şirketin 2000 yılı Ağustos, Eylül aylarının tamamı ile Ekim ayından da 7 günlük kira bedelini ödemeden işyerini tahliye ettiğini, başlatmış olduğu icra talebine de itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini İstemiştir.
Davalı, davacı ile 1.8.1997 tarihli sözleşmede şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1.4.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin aslının kesin mehile rağmen ihraz edilmediği, bu nedenle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, %40 inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece 1.4.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin aslının kesin mehile rağmen ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de taraflar arasında 1.8.1997 tarihli üç yıllık kira sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı her ne kadar aslı ibraz edilmeyen ve davalı tarafından da kabul edilmeyen 1.4.2000 tarihli kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen Ağustos, Eylül, Ekim 2000 aylarına ilişkin kira bedellerinin ödetilmesini İstemişse de, davalının 18.8.1997 tarihli 3 yıllık kira sözleşmesi de kiracı olduğunu kabul etmesi ve dönem sonunda mecuru tahliye ettiğini savunması karşısında mahkemece tahliye tarihi konusundaki ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, bu sözleşmede öngörülen kira bedelinin ödenip ödenmediği ve tahliye tarihi konularında tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- icra iflas Yasasının 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, başlatmış olduğu icra takibinde haksız olmasının yanında kötü niyetli olması da gereklidir. Dava konusu olayda alacaklının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı halde davacı alacaklı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç : Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın İstek halinde iadesine, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Temmuz 2004
Full & Egal Universal Law Academy