(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eczacı olduğunu ve davalı kurumla sözleşme yaptığını, davalının 13.6.2002 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, oysaki dava dışı şahıslara ait sağlık karnelerinin kasıtlı olarak ve kuruma zarar vermek için alıkonulmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptalinin geçersiz olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin feshine dair işlemin doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sağlık karnelerinin kasıtlı olarak ve kurumu zarara uğratmak için eczanede alıkonulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dışı şahıslara ait sağlık karnelerinin 22.5.2002 tarihinde yapılan denetim sırasında davacının sahibi olduğu eczanede bulunduğu tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin, sözleşmenin feshi halleri başlıklı bölümün 5-L maddesinde eczanede, kurumdan hak sahibi kişilere ait sağlık karnelerinin kasıtlı olarak kurumu zarara uğratmak amacıyla alıkonulması ve bunun gerek kurum ve gerekse diğer kurum ve kuruluşlarca belirlenmesi halinde sözleşmenin bir yıl süreyle feshedileceği hükme bağlanmış, sözleşmenin 2-2/7 maddesinde ise işlemlerin tamamlanmasından sonra sağlık karnesinin ilgili kişiye verilerek eczanede kalmasının önlenmesi gerektiği belirlenmiştir. Dosya içinde bulunan 28.6.2002 tarihli tutanakla karne sahibi Kazım ve Zahide Taşdemir eczaneden ilaçlarını aldığını, parası yetmediği için karnenin rehin alındığını bildirmişler, 24.6.2002 tarihli tutanakta da Mustafa Mucuk isimli şahıs ilaçların borç alındığını daha sonra yazdırılmak için alıkonulduğu görüşünde olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, reçetede yazılı ilaçların kişiye verilebilmesi için kişinin reçete ve sağlık karnesiyle birlikte eczaneye müracaat etmesi işlemlerin tamamlanmasından sonra da sağlık karnesinin eczanede tutulmayarak ilgili kişiye geri verilmesi gerektiği açıktır. Davacının sahibi bulunduğu eczanede, sözleşme koşullarına aykırı olarak kurum sigortalısı beş kişiye ait sağlık karnesinin bulunması nedeniyle davacının sözleşmeye uymadığı ve bu suretle davalı kurumun sözleşmenin fehsine dair işleminin sözleşmeye uygun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Davalı kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin davalı kurumdan harç tahsiline karar verilmiş bulunması da usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy