(818 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, kardeşi olan davalı ile ortak edindikleri trafikte kayıtlı olmayan traktör ve biçerdöverden dolayı adi ortaklık kurularak, kendilerine ait tarlaları ortak olarak ekip biçtiklerini ancak 12.6.1996 günlü taksim sözleşmesine göre, biçerdöverin davalıya, traktörün kendisine bırakılmasına karar verilerek adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesi kararlaştırıldığı halde, traktörün teslim edilmediği gibi traktörün davalının borcu için icraen satıldığını, bu yüzden 12.6.1996 tarihinde değerleri eşit kabul edilen biçerdöverin kendisine aynen teslimine, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak traktörün değeri olan 4.000.000.000 TL. nin 12.6.1996'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan adi ortaklığı ve bunun tasfiyesine ilişkin 12.6.1996 günlü sözleşme içeriğinin doğru olduğunu ancak traktörün Ziraat Bankasına olan müşterek borcun birlikte ödenmesi kararlaştırıldığı halde, davacının borcu ödemeye yanaşmadığını, tüm borcu kendisinin ödediğini, traktörün başka bir borç için satıldığını, davacının edimini yerine getirmediğinden bu sözleşmeye dayanarak bir talepte bulunamayacağını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların adi ortaklık kurarak sahip oldukları traktör ve biçerdöverle çiftçilik yaptıkları, 12.6.1996 günlü sözleşme ile adi ortaklığın sona erdirildiği ve traktörün davacıda, biçerdöverin davalıda kalması ve traktör üzerindeki Ziraat Bankasına ait borcun müştereken ödenmesi ve borç ödeninceye kadar biçerdöverin tarafların tarlasında kullanılmasının kararlaştırıldığı, ihtilafsızdır. Ancak sözleşme tarihinde değerleri eşit kabul edilen traktörle, biçerdöverin davalıda kaldığı, traktörün davacıya teslim edilmediği, Ziraat Bankasına olan borcun tamamının davalı tarafından ödendiği, traktörün başka bir borç için icraen satıldığı dosyadaki belge ve delillerden anlaşılmıştır. Bu duruma göre tarafların aralarında düzenledikleri taksim ve tasfiye protokolüne göre tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile ifa edilememiştir. Taraflar arasında bir adi ortaklığın olduğu, adi ortaklığın malvarlığının traktör ve biçerdöverden oluştuğu, adi ortaklığın feshine karar verildiği ancak ortakların iradesi ile tasfiye edilemediği açıkça anlaşıldığına göre, tasfiyenin mahkeme tarafından yapılması gerekir. Tasfiye yapılırken, davalının, traktörün borcu için davacı nam ve hesabına Ziraat Bankasına ne miktar ödeme yaptığı araştırılarak, protokol tarihinde değerleri denk kabul edilen biçerdöver ve traktörün karar tarihine en yakın değeri bilirkişi aracılığı ile belirlenmeli, belirlenecek bu miktardan traktör borcu için davalının, davacı nam ve hesabına ödediği miktarın biçerdöverin kıymetinin takdir edildiği tarihteki alım gücüne ulaştırılarak belirlenecek bu bedel esas alınarak tasfiyenin yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy