(2004 S. K. m. 67) (595 S. KHK. m. 1) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Erdal Gezen gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile yapılan 11.12.2000 tarihli yapı denetim sözleşmesi gereği davalıya ait arsa üzerine yapılacak fabrikanın yapı denetimini üstlendiklerini, 4708 sayılı yasa gereği yapı denetim bedeli olan hakedişlerin Belediyeye yatırılması gerekirken yatırılmadığını, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını dilemiştir.
Davalı, 11.12.2000 tarihinde inşaatın %80 inin zaten yapılmış olduğunu, 1.700.000.000 TL. gelecek dönem için ödendiğini ancak 595 sayılı KHK.nun Anayasa Mahkemesince iptali sonrası dörtlü TUS'a göre 18.6.2001 tarihinden inşaat ruhsatı düzenlendiğini, davacının 26.5.2001 tarihinden önce hakedişlerini düzenleyip belediyeye sunmadığı gibi hizmet de vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak asıl alacağa yönelik itirazın iptaline 1.1.2001 tarihinden yasal faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 11.12.2000 tarihli sözleşmenin 2. maddesine göre yapı sahibine ait olan 5268 parsel numarasında kayıtlı arsa üzerine yapılacak yapının, Yapı Denetim kuruluşu tarafından projelerinin ve ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmeti taahhüt edilmiştir. Dayanağı olan 595 sayılı KHK de 26.05.2001 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. 595sayılı KHK.ye göre düzenlenen sözleşmelerinin nasıl sonuçlandırılması gerektiği Bayındırlık Bakanlığının 4.6.2001 tarihli genelgesi ile belirlenmiştir. Davacı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Bayındırlık Bakanlığının genelgesi ile 26.05.2003 tarihinden önce denetim hizmeti vermiş olan kuruluşların hakedişlerinin bekletilmeden ödenmesi gerektiğine dayanarak icra takibi yapmış itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. maddesinde davacının hak ve yükümlülükleri açıkça belirlenmiştir. Yapı Denetim Kurulunun Görev ve Yükümlülükleri başlıklı 6. maddede Yapı Denetim Kuruluşu öncelikle proje müellifince yapılan uygulama projesinin a) Temel sisteminin, arsanın Jeolojik yapısına göre tanzim edilen jeoteknik rapora uyguluğunu,
b) Taşıyıcı sistemin, TS 500'e Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre hesaplandığını,
c) Binalarda, ISI Yalıtımı Yönetmeliği, Mühendislik ve Mimarlık Proİelendirme Esasları, İmar Planı, diğer ilgili Yönetmelik, standart ve şartnamelere uygunluğunu belirler.
d) Yapıda kullanılan her türlü malzemenin, imalatın ve yapı elemanlarının standartlarına uygunluğunu test ederek tespit raporlarını ilgili idareye gönderir. Yapı Denetim Kuruluşunun bünyesinde laboratuar bulunmaması halinde kamu kuruluşlarına ait Laboratuarlarda veya Bakanlıkça ve Türk Standartları Enstitüsünce yeterliliği kabul edilen gerçek ve tüzel kişilere ait laboratuarlarda test ettirir.
e) Beton kalıbı ve demir teçhizatı kontrol edilerek Yapı Denetimi uygulama yönetmeliği eki Örnek 4'e uygun tutarak tutulduktan sonra beton dökümüne müsaade edilir. Beton Yapı denetim Kuruluşunun Yardımcı denetim elemanlarının sürekli gözetiminde dökülür ve beton numuneleri mutlaka döküm yerinde ve sorumlu mühendis veya mimar ile birlikte deneyi yapacak laboratuar sorumlusu tarafından alınır.
f) Yapı Denetim Kuruluşu, inşaatta çalıştırılacak işçi ve ustaların mesleğinin erbabı olduğuna dair sertifika ve kullanılan malzemelerin TSE ye uygunluk belgelerini, Yapı müteahhidinden isteyebilir.
g) Yapı Denedim kuruluşunun uygun görmediği malzeme, işçi, kalfa ve taşeron, Yapı Müteahhidi tarafından derhal şantiyeden uzaklaştırılır. Buna uyulmadığı, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan işler düzeltilmediği takdirde 595 sayılı kanun hükmünde Kararnamenin 15. maddesine göre işlem yapılır.
h) Yapı sahibinin isteği halinde yapı müteahhidine ödeme yapmadan önce yapı sahibine ödemeye esas görüş bildirir.
i) Yapı denetim kuruluşu, uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinde belirtilen yeni bölümlerine ait mali sorumluluk sigortasını yaptırarak sigorta poliçesi ve prim ödediğine dair belgeyi müteakip bölümünün inşaatına başlamadan önce ilgili idareye verilmek üzere yapı sahibine verir.
j) Yapı Denetim kuruluşu, yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren yapının taşıyıcı sisteminde meydana gelebilecek yapı hasarından dolayı 10 yıl süreyle taşıyıcı olmayan diğer kısımlardaki yapı hasarından dolayı 2 yıl süreyle sorumludur.
Yapı Denetim kuruluşu, izinsiz yapılan değişikliklerden dolayı sorumlu tutulamaz. hükmü getirilmiştir. Hak edişlerine ne miktarda ve ne zaman ödeneceği yine aynı sözleşmede kararlaştırılmıştır.
Davacı Ltd. Şti. hakedişlerini isteyebilmesi için sözleşmenin 6. maddesinde açıklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bu yönlere ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Bilirkişi salt inşaatın seviyesine göre hakedişi belirlemiştir. Oysa hizmet veren durumundaki davacının raporlarını düzenleyip, hakedişe uygun biçimde Belediyeye onaylatması gerekir. Davacıdan buna ilişkin tüm delilleri istenip, incelemenin bu belgeler üzerinde yaptırılması sözleşme hükmü gereğidir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi heyeti ile tarafından delilleri değerlendirilerek, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy