(818 S. K. m. 61)
Dava: Fethi Selvitopu vekili avukat Namık Atabay ile Doğanyurt Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki dava hakkında Çine Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.2.2002 tarih ve 107-47 sayılı hükmün Dairenin 12.05.2003 tarih ve 1463-5854 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalı köy tüzel kişiliğinin maliki olduğu taşınmazın davalı tarafından haricen üçüncü kişiye satıldığını, kendisinin de bu taşınmazı yine harici sözleşme ile üçüncü kişiden satın aldığını, üzerinde bina yapıp ağaç diktiğini, ancak Aydın Valiliğince kamulaştırılarak muhdesatların bedelinin davalıya ödendiğini belirterek, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle 882.500.000.000 TL. nın yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin hüküm davalının temyizi üzerine Dairemizce sit alanı olan taşınmazın niteliği gereği üzerinde yapı ve eklentiler yapılmasının mümkün olmadığı bu nedenle davalının sebepsiz zenginleşmesinin de sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, kendisi tarafından yapılan bina ve dikilen ağaçların bedelinin kamulaştırma sırasında davalı köy tüzel kişiliğine ödendiğini iddia ederek davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle bu davayı açmıştır. Gerçekten de davacının muhdesatlarının bulunduğu davalı köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın kamulaştırılması sonucu 2.254.500.000 TL kamulaştırma bedelinin davalıya ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, kamulaştırma bedelinin kendisi tarafından yapılan muhdesatlara ilişkin yansıma oranını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan isteyebilir. Bu nedenle mahkemece, kamulaştırma tarihi itibariyle davacının yapmış olduğu muhdesatların taşınmazın satış fiyatındaki yansıma oranı belirlenerek davalının sebepsiz zenginleşmesi olan bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce az yukarıda açıklanan şekilde zuhulen bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait E.2003/1463, K.2003/5854 sayılı, 12.5.2003 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait E. 2003/1463, K. 2003/5854 sayılı, 12.5.2003 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan değişik gerekçesiyle BOZULMASINA, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy