(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının su ile kaçak su bedelini ödemediğini, alacağın ödetilmesi için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının % 40 icra-inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibin 1.050.009.936 TL asıl alacak, 415.976.432 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 1.465.986.368 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip gününden itibaren, takipteki şartlar dairesinde %72 ve değişen oranlarda faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, 420.003.974 TL icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, kanunun amacı içerisinde mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının (satıcı) davalıya (alıcı) su sattığı sabit ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında olup olmadığı açıklığa kavuşmamıştır. Zira taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında olması için tüketici olan davalının aldığı suyu mesleki ve ticari amaçlarla alıp kullanmaması gerekir. Mahkemece taraflar arasındaki aboneliğin nevi mesken veya işyeri aboneliği olup olmadığı araştırılmadığı gibi, dosyadan da anlaşılamamaktadır. Bu husus araştırılıp, davalı abonenin suyu meskeninde değil de, ticari nitelikte işyerinde kullandığı anlaşıldığı takdirde, mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu kabul edilmeli, aksi takdirde taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın kapsamında kaldığından, aynı yasanın 23. maddesinde bu yasanın uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı hükmü gereği davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan ve görevle ilgili düzenlemeler yasası düzenine ait olup, bu hususun yargılamanın her safhasında resen gözetilmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.
2) Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafından temyiz edilen kararın 1 nolu bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen sebeple sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy