(818 S. K. m. 44, 98) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı Hamdi, davalının mülkiyeti kendisine ilişkin taşınmazda 16.3.1998 günlü 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının kira sözleşmesi devam ederken, sözleşmeyi tek taraflı feshederek tahliye ettiğini, anahtarı 3.10.2000 gününde teslim aldığını ve mecuru ancak 20.11.2000 gününde kiraya verebildiğini, boş kalan ve ödenmeyen iki aylık kira bedeli 6000 doların ödenmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazı daha düşük bedelle kiraya verdiğinden 4 aylık kira fark tutarı 1000 dolar zararı bulunduğunu, davalının mecuru tahrip ederek tahliye ettiğinden 1.185.000.000TL.'de alacağı bulunduğunu ileri sürerek 7000 doların aynen, olmadığı taktirde fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasınca belirlenecek satış kurunun esas alınarak Türk Lirası olarak ve 1.185.000.000TL.'de kanuni faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kiralayandan 6000 dolar depozito ile bir aylık peşin ödenen 3000 dolar kira alacağı bulunduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 665.000.000 TL.nın dava gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 16.3.1998 günlü ve bir yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığı, davalının akdi tek taraflı olarak feshettiği ve kiralananın anahtarının davacı kiralayan tarafından 3.10.2000 gününde teslim alındığı uyuşmazlık konusu değildir. Kira sözleşmesi 16.3.2000 gününden itibaren 1 yıl süreyle kendiliğinden uzamış olduğundan, davalının kira süresi dolmadan kiralananı tahliye etmiş olması sebebiyle takip eden aylara ilişkin kira parasından kural olarak sorumlu tutulması gerekir. Ancak davacı kiralayanda, bu süre içinde, her halükarda kira parası ödeneceği gerekçesiyle, kiralananı kiraya vermekten kaçınmamalı, kira sözleşmesindeki aynı koşullarla kiralananın kiraya verilebilmesi için kendisinden beklenen çabayı göstermeli, böylece kiracı borçlunun zararının artmasına neden olmamalıdır. (BK. 98/2 maddesi delaletiyle 44.md.) Hal böyle olunca, olayın özelliği itibariyle yapılacak iş; 3.10.2000 gününden itibaren, taraflar arasındaki kira sözleşmesindeki koşullar ve bedelle bu yerin ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği konusunda uzman bilirkişi ya da kurulundan yerinde uygulama yapmak suretiyle dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla saptanmalı, bu yolla saptanacak süre davacının taşınması yeniden kiraya verdiği 20.11.2000 gününden önceye ilişkin ise bu süre ile sınırlı olmak, aksi durumda talep edildiği gibi 20.11.2000 gününe kadar kira bedeline hükmedilmesi gerekir. Mahkemece sözleşme hükümleri yanlış değerlendirilerek, davacının bu kalem isteğinin reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1.bentte açıklanan sebeple davacının sair temyiz itirazının reddine, temyiz edilen kararın 2.bentte açıklanan sebeple davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy