(2004 S. K. m. 72) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, doğalgaz abonesi olduğunu, sayacının pil ikazı vermesi üzerine yetkili servisini çağırdığını, sayacın yavaş çalıştığının tespit edildiğini ve değiştirildiğini, daha sonrada davalının sayaç değiştirme tarihinden geriye yönelik olarak 414.953.422 TL borç tahakkuk ettirdiğini, eski sayaçta yüklü bulunan gazın dikkate alınmadığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitine ve ödediği 103.738.354 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 27.6.2003 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davacının davalıya 205.937.518 TL borçlu olmadığının tesbitine, yaptığı ödemelerin borcundan mahsubuna karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Her ne kadar davacı bu davasını Ankara Tüketici Mahkemesine açmış, anılan mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, taraflarca verilen bu kararın temyiz edilmemesi üzerine karar kesinleştikten sonra davacının süresi içerisinde başvurusu sonucu Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek dava dosyası incelenip, hükme bağlanmış ise de Tüketici Mahkemesinin görevsizliğine ilişkin kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmediği gibi, davacının bu davasını açmasından sonra 4822 sayılı yasa ile bu hükümleri değiştirilen 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Tüketici mahkemesinin bu konuda kesinleşmiş kararının bulunmuş olması, taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğurmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy