(2004 S. K. m. 59, 62, 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının sitede bağımsız bölüm sahibi olduğunu, aidatları ödemediğini, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek icra takibine vaki itirazın iptalini ve ayrıca başka dönemlere ait aidat borcu 607.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, sitenin üyesi olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alacak davasının tefrik edilerek ayrı bir esas numarasına kaydedildiği, icra Tetkik Merciince ödeme emrinin davalıya tebliğ tarihinin 4.2.2002 tarihi olduğuna karar verildiğini, davacının itirazın iptali davasını yasal bir yıllık süreden sonra açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK nun 62/2 maddesinde takibe itiraz edildiğini, borçlunun yatırdığı veya 59 maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 67/1 maddesinde de alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde itirazın iptali davası açabileceği hükme bağlanmıştır. Yukarıda anılan yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; borçlunun icra takibine vaki itirazının öncelikle alacaklıya tebliğ edilmesi ve alacaklının da itirazın kendisine tebliğinden sonra bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya arasında bulunan icra takip dosyasının incelenmesinde; davalının 11.2.2002 tarihli borca ve takibe itiraz dilekçesinin alacaklı davacıya tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu durumda İİK. nun 62/2 ve 67/1 maddesinde yer alan itirazın alacaklıya tebliğine dair kanun hükmünün gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda icra tetkik merciince ödeme emrinin davalıya tebliğ tarihinin 4.2.2002 olduğuna dair kararı davacı aleyhine eldeki davanın açılma süresi bakımından sonuç doğurmaz. Mahkemece, davacının açtığı itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy