(2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının 24.3.2001 tarihli haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile satın aldığı otomobilin satış bedelini ödemediğini öne sürerek 14.250.000.000 TL.nın reeskont faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olmadığını, aracın da davacıya iade edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğu ve tanık beyanları gereğince aracın davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki trafikte kayıtlı aracın satımına ilişkin yapılan harici sözleşme, Trafik Kanunun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar birbirlerine verdiklerini iade etmekle yükümlüdürler. Davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak, sözleşmede kararlaştırılan satım bedelinin ödetilmesini isteyemez. Davacının satım bedelinin ödetilmesine ilişkin talebinin reddi yönündeki mahkeme kararı isabetlidir. Ne varki davacının, satım konusu aracın kendisine iadesi konusunda talebi bulunmaması nedeniyle, mahkemece sözleşmenin geçersiz olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aracın iadesi konusundaki hukuki olguların şahitle ispat edilemeyeceği gözardı edilerek, tanık beyanlarına göre aracın davacıya iade edilmiş olduğunun kabulü ile bu hususun da gerekçeye işlemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK.nun 438/son maddesi gereğince gerekçenin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalının temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinde yürürlükte olan 4.12.2001 tarihli Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen dava değeri üzerinden 905.000.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 86.750.000 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasın HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine, 3. bentte açıklanan nedenlerle ise kararın "Hüküm" başlıklı kısmının (4) nolu bendinin 2. satırında bulunan "86.750.000 TL" miktarının çıkarılarak yerine "905.000.000 TL" miktarının yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 21.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy