(818 S. K. m. 538)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının işlettiği kreşe ortak olmak üzere 25.8.2000 tarihinde sözleşme yaptıklarını, bu amaçla davalıya 1.000.000.000 TL ödeme yaptığını, ancak davalının kreş işletmesinin tamamını 3. bir şahsa noterde devrettiğini öğrendiğini ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumundan izin alınmadığından da kreşin kapatıldığını bildirerek ödediği 1.000.000.000 TL ile uğradıkları zarar 1.500.000.000 TL. nın reeskont faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının rızası ile kendi hissesini 3. şahsa devrettiğini, davacının ortaklık bedelini kreşin demirbaşlarına karşılık ödediğini, devirden sonra da bu demirbaşları davacıya bıraktığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında kreş işletilmesi amacıyla bir adi ortaklığın kurulduğu gerek davacının iddiası gerekse davalının kabulü ile sabittir. Davalının adi ortaklığın yönetici ortağı olduğu da uyuşmazlık konusu değildir. Adi ortaklığa başka bir ortak almak ancak tüm ortakların iştiraki ile alacakları kararla mümkün olacağı yasa hükmüdür. Davalı adi ortaklıktaki payını 3. şahsa satarak ilişiğinin kalmadığını ileri sürmüşse de davacı 3. kişinin ortaklığını kabul ettiğini bildirmediğine göre adi ortaklığın davalının payını 3. kişiye sattığı tarihte fiilen ortadan kalktığı, ancak tasfiyenin yapılmadığı ortaya çıkar. Esasen davacının katkı payının ödetilmesi isteği adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteğini de kapsar. Bu nedenle adi ortaklığın mahkemece tasfiye edilmesi gerekir. Bunun için idareci ortaktan yılda en az 1 yıl hesap verme yükümlülüğü de gözetilerek ortaklığın defter ve hesapları istenmeli verilen hesapta tarafların anlaşıp anlaşmadığı yönler üzerinde durulmalı, anlaşamadıkları hallerde ise BK.nun 538. maddesi ve devamındaki maddeleri gözetilerek mahkemece bizzat tasfiyesi yoluna gidilip, gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy