(818 S. K. m. 188)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 4.4.2002 günlü sözleşme ile davalıdan 20 kg'lık torbalarla, 1. kalite, Ocak'ta teslim şartıyla KDV dahil tonu 100.000.000 TL.den kömür almak üzere sözleşme yaptıklarını, kesin mal miktarının 30.4.2002 gününde belirlenecek olduğunu, ancak davalının 8.4.2002 günlü faksla kömür veremeyeceğini bildirdiğini, daha sonra 17.4.2002 günlü faksla tonu 100.000.000 TL+KDV'den ödemenin Ağustos 2002 gününde bitirilmesi ve kömüründe Eylül 2002 sonuna kadar teslim edilmesi şartıyla satış yapabileceğini bildirdiğini, anlaşma sağlanamaması üzerine 25.4.2002 gününde dava dışı Coşkun Ticaret ile farklı fiyat seçenekleri ile sözleşme yapmak zorunda kaldıklarını, aralarındaki fark kadar zarar ettiklerini ileri sürerek, fazlası saklı 2.500.000.000 TL tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, 4.4.2002 günlü sözleşmede alınacak kömürün tonajının belirli olmadığını, sözleşmede vazgeçmenin yaptırımı kararlaştırılmadığını, davacının 17.4.2002 günlü teklife rağmen, kötüniyette aracı firma ile anlaşarak fahiş fiyatlı sözleşme yaptığını, üreticiden alsa daha düşük bedel ödeyecek olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile davacı zararının 1.200.000.000 TL bulunduğu anlaşıldığından bahisle 1.200.000.000 TL.nin dava gününden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK.nun 188. maddesinde düzenlenen borcunu ifa etmeyen satıcının sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Aynı kanunun 188/2 maddesinde; ticari muamelesinde satıcı, borcunu ifa etmezse alıcı satılanın semeni ile kendisine teslim edilmeyen şey yerine bir diğerine almak için hüsnüniyetle verdiği semen arasındaki farkı satıcıya tazmin ettirebilir denilmektedir. Taraflar arasındaki 4.4.2002 günlü sözleşme taraflarını bağlar. Bu sözleşmeye rağmen edimini yerine getirmeyen satıcı açıklanan madde hükmüne göre alıcının uğradığı zararı tazminle mükelleftir. Ne var ki davacı da iyiniyetli davranmak zorundadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu iddiayı doğrular nitelikte soyut ifadeler taşımaktadır. Mahkemece öncelikle, davacının başka şirketten kömürü ne miktarda aldığı belirlenmeli, bu kömürün teslim edileceği yani sözleşmenin ifa edileceği tarihteki cari fiyatı belirlenmeli ve iki fiyat arasındaki fark tespit edilmelidir. Başka bir deyişle davalının 4.4.2002 günlü sözleşme ile taahhüt ettiği kömür fiyatı olan 100.000.000 TL (KDV dahil) TL/son ile bu kömürün sözleşme gereği teslim edilmesi gereken tarihteki cari fiyatı ve iki fiyat arasındaki fark piyasa araştırması ile belirlendikten sonra davacının dava dışı şahıstan satın aldığı kömür miktarı da gözetilmek suretiyle davacı zararı belirlenmeli ve bulunan miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde araştırma yapılmadan hazırlanan rapora dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy