(2709 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 438) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Ali Yılmaz ile davacı vekili avukat Sema Kendirci'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 1986 yılında evlendiği davalı ile 1998 yılında boşandığını, evli iken birlikte edindikleri gayrimenkullerin davalı adına kaydedildiğini, her ikisinin de doktor olduklarını, edinilen mallara katkıda bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına olan iki adet kooperatif hissesi ile bir adet dairenin rayiç değerlerinin 1/2'si olan toplam 5.000.000.000 TL.nin tahsilini istemiş, 16.7.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde faiz istemeyi unutmuş olduklarından bu miktara boşanma tarihiden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının edinilen mallara ve evin geçimine katkıda bulunmadığını, maaşından biriktirdiği ile Batıkent'te kooperatife girdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor doğrultusunda toplam 4.623.304.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davasını açarken faiz talebinde bulunmamış 16.7.2002 tarihinde ıslah dilekçesi vererek dava konusu miktara boşanma tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş, mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de kısmi ıslah halinde ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğidir.
3- Anayasanın 73. maddesi gereğince vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulması zorunludur. Anayasanın açıklanan bu hükmü uyarınca kanuni dayanağı olmadan Avukatlık Ücret Tarifesi ile vergi konulmasına imkan olmadığı gibi K.D.V.nun 20/4 maddesi karşısında belli bir tarifeye göre alınan ücrete KDV.nin dahil olması gerekir. Mahkemece yalnızca tarife uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde ayrıca KDV.ne de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın Hüküm başlıklı kısmının 1. bendinin 2. satırında yazılı dava tarihinden sözlerinin karardan çıkartılmasına yerine ıslah tarihi olan 16.7.2002 tarihinden sözlerinin yazılmasına ve aynı kararın 3. bendinin 2. satırında ve 4. bendinin 2. satırında yazılı KDV'si ile birlikte sözlerinin karardan çıkartılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy